Image

Anlam ve Gönderme Arasındaki Ayrım

Anlam ve gönderme arasındaki ayrımı yaparken, Frege, Kant felsefesinin temel bir kavramından yola çıkar. Dış dünyanın nesneleri, Kant’ın deyimiyle bizlere kendilerini “sunarlar”, ancak bu sundukları yüzleri dışında bir de sunmadıkları yüzleri vardır. Kant buradan yola çıkarak fenomenler dünyası ile numenalar dünyası arasındaki meşhur ayrımını yapar. Frege’nin böyle bir ayrımı benimsediğine dair bir ipucu bulamayız çalışmalarında. Ancak nesnelerin kendilerini bizlere “sunuş biçimleri” olduğu düşüncesi Frege’nin kuramı için bir temel oluşturuyor. Aynı nesne, birden çok, hatta sonsuz şekilde kendini sunabilir: örneğin Venüs gezegeni kendini günbatımından hemen sonra ilk ortaya çıkan parlak gök cismi (Akşam Yıldızı) şeklinde sunduğu gibi, gündoğumundan hemen önce en son görünen parlak gök cismi (Sabah Yıldızı) şeklinde de sunar. İşte nesnelerin bu farklı sunuş biçimlerine Frege “Sinn” diyor. Türkçe’de bu terime karşılık en yakın sözcük “anlam”dır.

Bir nesneyi düşünebilmemiz, onu adlandırıp, dil aracılığıyla o nesne hakkında konuşabilmemiz için o nesnenin bize kendisini bir şekilde sunması gerekir. Bu sunuş biçiminden yararlanarak o nesneye bir ad verdiğimizde, o sunuş biçimi o adın anlamı haline gelir. Ancak anlamlar aracılığıyla nesnelerden bahsetmemiz ve onlara gönderme yapmamız olanaklı olur. Bundan dolayı dil ile dünya arasındaki ilişki Frege’nin kuramında doğrudan kurulan bir ilişki olamaz. Sözcüklerimiz hep anlamları aracılıyla gönderme yaparlar. Bir ada hangi anlamı yükleyeceğimiz bizim seçimimize kalsa da, o anlamın dünyada hangi nesneyi belirleyeceği bizim kararımıza bağlı değildir. Anlamlar, nesneleri zihnimizde temsil etme işlevini görürler. Örneğin Venüs gezegenini düşünebilmemiz için onu zihnimizde öncelikle bir anlam aracılığıyla temsil etmemiz gerekir; ancak bu sayede ona gönderme yapabiliriz. Örneğin Babilliler Venüs’ü gündoğumundan hemen önce en son görünen parlak gök cismi olarak anlamlandırmışlar, ve bunun sonucunda ona “Akşam Yıldızı” adını vermişler. Yine Babilliler aynı zamanda Venüs’ü günbatımından hemen sonra ilk ortaya çıkan parlak gök cismi olarak da anlamlandırıp, bu sefer de ona “Akşam Yıldızı” adını vermişler. Günümüzde Venüs’ü zihnimizde temsil etmemizi sağlayan birçok başka yol bulunuyor. Bunların her biri bir anlama karşılık geliyor.


Özel Adlar

Özel Adlar

17 Ağustos 2018 Cuma

Russell iki tür özel ad arasında kuramı açısından çok önemli olan bir ayrım yapar.

Doğrulamacılık (Verificationism)

Doğrulamacılık (Verificationism)

6 Nisan 2018 Cuma

Metafiziği tümden reddeden Mantıkçı Pozitivizm okulunun temel aldığı Doğrulamacı Anlam Kuramı bir tümcenin anlamının, o tümcenin doğruluk koşullarında olduğunu savunur. Yani, bu kurama göre, bir tümcenin anlamını kavramak, o tümcenin hangi koşullarda doğru, hangi koşullarda yanlış olduğunu kavramayı gerektiriyor.

Tanışıklık ve Betimleme Yollu Bilgi Ayrımı

Tanışıklık ve Betimleme Yollu Bilgi Ayrımı

30 Temmuz 2018 Pazartesi

Bir önermeyi anlayabilmemiz için, o önermenin her parçası ile doğrudan tanışık (directly acquainted) olmamız gerekir.

Arama

Zaman Çizelgesi

Seçtiklerimiz

Siyaset Felsefesi
Liberalizm Nedir? Özellikleri Nelerdir? Temsilcileri Kimlerdir?

Toplumsal ve politik analiz ile değerlemenin amaçları açısından gerçekten önemli olanın birey ya da kişi olduğunu savunan liberalizm açısından, bir kültürün, dil, cemaat ya da ulusun kaderi ve istikbaliyle ilgilenmek kadar doğal ve gerekli bir şey olamaz. Bununla birlikte, bu ilgi ikincil olup esas değerli olan birey ve bireyin hazları ve acıları, tercihleri ve özlemleri, gelişimi ve bekasıdır.

4 Mayıs 2017 Perşembe

Metafizik
Varoluş Felsefesi veya Varoluşculuk

Bu varlık görüşünde insan tanımı, varlıktan değil, bizzat insandan çıkılarak yapılır ve çok daha önemlisi, varlık “kendi kendisini tanımlayan insan”a göre tanımlanan bir şey olarak görülür. Başka bir deyişle, bu yeni felsefede varlık, varlığı ele alan, varlık sorusunu sorabilen yegâne varlık olarak insandan hareketle ortaya konur.

4 Mayıs 2017 Perşembe

Voltaire
Voltaire ve Deist Tanrı Anlayışı

Voltaire, Tanrının varoluşunu ele almadan önce, klasik Tanrı anlayışlarıyla dinin kendisine ve kurumsal boyutuna şiddetli bir savaş açar. Gerçekten de Voltaire, esas olarak her tür karanlıkçılığa olan nefreti ve Hıristiyanlığa, özellikle de Katolik Kilisesinin temsil ettiği Hıristiyanlığa yönelik amansız düşmanlığıyla seçkinleşir.

3 Mart 2017 Cuma

Felsefe Akımları
Marksizm - Sosyalizm - Komünizm Nedir?

Marksizm ve ona dayanarak ortaya çıkan sosyalizm ve komünizm ideolojileri, temellerini Karl Marx’ın (1818-1883) ve yakın dostu Friedrich Engels’in (1820-1895) felsefî görüşlerinden alır.

23 Kasım 2015 Pazartesi