Image

Aşama Düzeni ve Üst-İnsan

Nietzsche’ye göre yaşama biçiminde aşama yapmak güç istenci tarafından belirlenir. Bu açıdan yükselen yaşamı temsil eden insan tipi ile yozlaşma (decadence), zayışık ve çürümeyi temsil eden insan tipi arasında sıkı bir ayrım yapar. Buna göre sıradan çoğunluk bir araya geldiğinde güçlü olsa bile, Nietzsche için yükselen yaşamı temsil etmez. Yine de sıradan olanlar gereklidir. Çünkü kültürün gelişmesi geniş bir taban üzerinde olanaklıdır. Aslında demokrasi ve toplumculuk da bu geniş tabanın oluşmasına yardımcı olurlar. Bu nedenle bunlara mutlak anlamda hayır demek zordur. Zerdüşt’te sıradan olmayan bireylerin gelişimini engellemekle suçladığı ulusal devleti, yine de geniş sıradanlık tabanını hazırladığı için onaylamaktan geri durmaz. Çünkü bu daha yüksek bir insan tipinin doğuşu için zorunlu bir koşuldur. Yığınların görevi dünyanın yeni efendilerinin üzerinde kendi yaşamlarını sürdürebilecekleri ve daha da yüksek insan tiplerinin doğuşunu olanaklı kılacak tabanı sağlamaktır. Bu nedenle Nietzsche, daha yüksek insan tipini temsil etmek üzere Üst-insan (der Übermensch) kavramını öne sürer. Buna göre hedef insanlık değil, üst-insandır. İnsan aşılması gereken bir şeydir, hedef değil, hedefe vardıran bir köprüdür. Nietzsche’nin burada öne sürdüğü üst-insan miti, kaçınılmaz bir süreç yoluyla insanın üs-tinsana evrimleşeceği anlamında değil, daha çok istenç için ulaşılmak istenen bir amaçtır, hedeftir. Üst-insan yeryüzünün anlamı olacaktır. Üst-insanlar tüm değerleri yeniden değerlendirme, eski değerler tablosunu kırma, kendi zengin içerimli yaşamlarından yeni değerler yaratma yürekliliğini göstermedikçe üst-insandan söz edilemez.

Üst-insanın Nietzsche tarafından tam bir açıklıkla belirlendiği söylenemez, ama bu kavram, insan için bir hedef ve uyarı olacaksa ona belli bir içerik verilmesi gerekir. Nietzsche’nin söylemek istediği şey, “Zihinsel gücün, karakter ve istenç gücünün, bağımsızlık, tutku, beğeni ve dış görünüşün olanaklı en yüksek gelişimi ve bütünleşmesi” biçiminde algılanabilir: Üst insan, tutkularının kaosunu düzenleyebilen, karakterine bir biçim verebilen ve yaratıcı olan bir kişidir, yaşamın korku odaklarının farkında ve yaşamı içerlemeye düşmeksizin onaylayan bir kişidir. Bu açıdan kadın ve erkek arasında da bir ayrım yoktur. Ama Nietzsche, örnek olarak, üst-insanın tek bir kişide birleşmiş Goethe ve Napolyon ya da yeryüzünde ortaya çıkan Epikürosçu Tanrı olabileceğine işaret eder.” Başka bir yerde İsa’nın tinini taşı yan Romalı Sezar’a üstü kapalı olarak göndermede bulunur. Zerdüşt’te terimi tekil olarak (overman) kullandığı için tanrının bu dünyadaki bir modeli gibidir. Ama sonul anlamda Nietzsche bu kavramla insanlığı aşağı ve yukarı olarak ikiye bölmemektedir. Bu terim, herkesin az çok amaç edinebileceği bir ‘ideal insan’ kavramı olarak düşünülebilir. Buna göre, denebilir ki yüksek kültürlü, bedensel açıdan her konuda yetenekli, gücünden dolayı hoşgörülü, hiçbir şeyi yasak olarak görmeyen, bütünüyle özgürleşmiş, yaşamı ve evreni olumlayan bir insan modeli üst-insanı anlatabilir.


Nietzsche'nin Ahlak Eleştirisi

Nietzsche'nin Ahlak Eleştirisi

2 Haziran 2017 Cuma

Nietzsche’nin ahlakı ayrıntılı olarak ele almaya başladığı yapıt, İnsanca, Pek İnsanca adlı yapıtıdır. Çalışma sistemli bir inceleme olmaktan çok aforizmalardan oluşan bir yapı sergiler. Yine de Nietzsche’nin ahlakla ilgili sözleri derlenip aralarında ilişki kurulduğu zaman az çok tutarlı bir kuram ortaya çıkmaktadır.

Nietzsche'nin Modern Kültüre Yönelik Eleştirisi

Nietzsche'nin Modern Kültüre Yönelik Eleştirisi

2 Haziran 2017 Cuma

Nietzsche’nin ilk eserlerinden olan Trajedinin Doğuşu’ndaki temel savları şunlardır: Yunanlılar yaşamın korkunç, tehlikeli ve açıklanamaz olduğunu kabul etmelerine karşın, kötümserliğe teslim olmayıp yüzlerini daima yaşama dönmüşler, bunu da sanat ortamı yoluyla dünyayı ve insan yaşamını dönüştürerek başarmışlardır.

Friedrich Nietzsche Kimdir ? Yaşamı ve Yapıtları

Friedrich Nietzsche Kimdir ? Yaşamı ve Yapıtları

22 Eylül 2015 Salı

Felsefi görüşlerinden çok yaşamıyla pek çok yazar, psikolog ve psikiyatr için ilgi çekici olmuş ve dikkatleri üzerine toplamıştır. Hiçbir büyük filozofun yaşamına Nietzsche’ninkine olduğu kadar ilgi gösterilmemiştir.

Arama

Zaman Çizelgesi

Seçtiklerimiz

Siyaset Felsefesi
Liberalizm Nedir? Özellikleri Nelerdir? Temsilcileri Kimlerdir?

Toplumsal ve politik analiz ile değerlemenin amaçları açısından gerçekten önemli olanın birey ya da kişi olduğunu savunan liberalizm açısından, bir kültürün, dil, cemaat ya da ulusun kaderi ve istikbaliyle ilgilenmek kadar doğal ve gerekli bir şey olamaz. Bununla birlikte, bu ilgi ikincil olup esas değerli olan birey ve bireyin hazları ve acıları, tercihleri ve özlemleri, gelişimi ve bekasıdır.

4 Mayıs 2017 Perşembe

Metafizik
Varoluş Felsefesi veya Varoluşculuk

Bu varlık görüşünde insan tanımı, varlıktan değil, bizzat insandan çıkılarak yapılır ve çok daha önemlisi, varlık “kendi kendisini tanımlayan insan”a göre tanımlanan bir şey olarak görülür. Başka bir deyişle, bu yeni felsefede varlık, varlığı ele alan, varlık sorusunu sorabilen yegâne varlık olarak insandan hareketle ortaya konur.

4 Mayıs 2017 Perşembe

Voltaire
Voltaire ve Deist Tanrı Anlayışı

Voltaire, Tanrının varoluşunu ele almadan önce, klasik Tanrı anlayışlarıyla dinin kendisine ve kurumsal boyutuna şiddetli bir savaş açar. Gerçekten de Voltaire, esas olarak her tür karanlıkçılığa olan nefreti ve Hıristiyanlığa, özellikle de Katolik Kilisesinin temsil ettiği Hıristiyanlığa yönelik amansız düşmanlığıyla seçkinleşir.

3 Mart 2017 Cuma

Felsefe Akımları
Marksizm - Sosyalizm - Komünizm Nedir?

Marksizm ve ona dayanarak ortaya çıkan sosyalizm ve komünizm ideolojileri, temellerini Karl Marx’ın (1818-1883) ve yakın dostu Friedrich Engels’in (1820-1895) felsefî görüşlerinden alır.

23 Kasım 2015 Pazartesi