Image

Bireysellik Kavramı ve Kendilik Kavramı

Bireysellik Kavramı
Bireysellik, en genel anlamda “bir birey olmak”tır. Bir birey olmak, kişinin olduğu kişi olmasıdır. Bireysellik sorunu kişinin kendi varoluşu sorunudur. Bireysellik kavramını bir düşünme deneyiyle açıklayabiliriz: Dünya üzerinde şu anda milyarlarca insan yaşamakta, geçmişte dünyada milyarlarca insan yaşadı ve gelecekte de milyarlarca insan dünya üzerinde yaşayacak. Geçmişte yaşamış bütün o insanları sıraya girmiş olarak düşünün, o sıraya şimdi yaşayan ve gelecekte yaşayacak olanların eklendiğini düşünün. Şimdi kendinizi düşünün. Siz de yaşamış, hala yaşayan ve yaşayacak olan bütün o insanlardan birisiniz. Yani, bir anlamda, tarihe kazınmışsınız. Bu nasıl olabilir? Bunca insanın arasında nasıl oluyor da siz de birisi oluyorsunuz?  Kişinin kendi varoluşunun bilimsel, yani biyolojik bir açıklamasını yapmak mümkün değildir. Örneğin; belli bir ana babanın çocuk sahibi olması olgusundan mantıksal olarak çocuğun belli bir insan, siz olduğu ya da olacağı sonucu çıkmaz. Her şeyin kendi kendisiyle özdeş olması gereklidir. Yani, her bir şeyin yalnızca kendi olduğu şey olması ve başka bir şey olmaması mantıksal bir zorunluluktur. Bu bireyler için de geçerlidir. Bireysellik sorunu her bir bireysel varoluşun nedeninin ve olduğumuz kişi olmanın kendimiz için ne demek olduğunun açıklanması sorunudur. 

Kendilik Kavramı
Kendilik kendi kendisinin bilincinde olan bir bireyin durumunu ifade eder. Yani, bir kendilik, bir birey olduğunun bilincinde olan bir bireydir. Bu kendilik olmak için gerekli olmasına rağmen yeterli koşul değildir. Çünkü; bir birey, ilkece kendisinin bilincinde olabilir ama, bunun bilincinde olduğu şey olduğunun farkında olmayabilir. Ancak, kendisinin bilincinde olmayan birey, hala kendisi olmasına rağmen, bir kendilik değildir. Kendilik olmanın yeterli koşulu, bir bireyin kendi olduğu birey olduğunun bilincinde olması ve bunun bilincinde olan birey olduğunun bilincinde olmasıdır.  Belki de kendilik beyinden, onun düşüncelerinden ve deneyimlerinden başka bir şey değildir. Bunu görmek için, öznel kendiliği düşünün; kendisi algılanamayan, algılayan özne, yani hiçbir zaman kendini algılayamayan kendilik. Bu tanıma en uygun adayın beyin olduğunu söyleyebiliriz. Örneğin; beynimizi hiçbir zaman algılayamayız. Bu kısmen duyu organlarının düzenlenişinin biyolojik koşullarıyla açıklanabildiği gibi, kısmen de eğer kendimiz beynimizden ibaretse açıklanabilir. Şu anda bu sayfayı görüyorum. Peki gözlerimden bu sayfaya ne bakıyor? Tartışması z, beynim bakıyor. Bu “ben neyim?” sorusuna deneyselcilerin verdiği cevaptır. Ama bu “ben kimim?” sorusunun cevabı değildir. “Ben kimim?” sorusu zihin felsefesi ile metafiziğin kesişim noktasında cevaplanabilecek bir sorudur.


Zihin Kavramı

Zihin Kavramı

19 Kasım 2015 Perşembe

Zihin denince akla ilk gelen şey onun fiziksel olmayan bir şey, daha doğrusu düşünme kapasitesine sahip bir şey olduğudur. Zihnin üç temel kapasiteye sahip olduğunu söyleyebiliriz; bunlar “biliş” (bilme), “duygulanım” (duygular) ve “istenç” (isteme) olarak sıralanabilir.

Spinoza'nın Zihin Anlayışı

Spinoza'nın Zihin Anlayışı

27 Haziran 2018 Çarşamba

Eğer Descartes modern felsefenin kurucusuysa Spinoza da onun anlayışını sürdüren bir düşünürdür.

Yapay Zeka ve Turing Testi

Yapay Zeka ve Turing Testi

3 Ağustos 2018 Cuma

Yirminci yüzyılda, insanın öznel ve geleneksel olarak, metafizik terimlerle açıklanan özelliklerini fiziksel süreçlere indirgemek, teknolojik gelişmelere dayanarak zihinsel süreçleri taklit eden, insan zihni gibi davranan, makineler geliştirilmeye başlamıştır.

Arama

Zaman Çizelgesi

Seçtiklerimiz

Siyaset Felsefesi
Liberalizm Nedir? Özellikleri Nelerdir? Temsilcileri Kimlerdir?

Toplumsal ve politik analiz ile değerlemenin amaçları açısından gerçekten önemli olanın birey ya da kişi olduğunu savunan liberalizm açısından, bir kültürün, dil, cemaat ya da ulusun kaderi ve istikbaliyle ilgilenmek kadar doğal ve gerekli bir şey olamaz. Bununla birlikte, bu ilgi ikincil olup esas değerli olan birey ve bireyin hazları ve acıları, tercihleri ve özlemleri, gelişimi ve bekasıdır.

4 Mayıs 2017 Perşembe

Metafizik
Varoluş Felsefesi veya Varoluşculuk

Bu varlık görüşünde insan tanımı, varlıktan değil, bizzat insandan çıkılarak yapılır ve çok daha önemlisi, varlık “kendi kendisini tanımlayan insan”a göre tanımlanan bir şey olarak görülür. Başka bir deyişle, bu yeni felsefede varlık, varlığı ele alan, varlık sorusunu sorabilen yegâne varlık olarak insandan hareketle ortaya konur.

4 Mayıs 2017 Perşembe

Voltaire
Voltaire ve Deist Tanrı Anlayışı

Voltaire, Tanrının varoluşunu ele almadan önce, klasik Tanrı anlayışlarıyla dinin kendisine ve kurumsal boyutuna şiddetli bir savaş açar. Gerçekten de Voltaire, esas olarak her tür karanlıkçılığa olan nefreti ve Hıristiyanlığa, özellikle de Katolik Kilisesinin temsil ettiği Hıristiyanlığa yönelik amansız düşmanlığıyla seçkinleşir.

3 Mart 2017 Cuma

Felsefe Akımları
Marksizm - Sosyalizm - Komünizm Nedir?

Marksizm ve ona dayanarak ortaya çıkan sosyalizm ve komünizm ideolojileri, temellerini Karl Marx’ın (1818-1883) ve yakın dostu Friedrich Engels’in (1820-1895) felsefî görüşlerinden alır.

23 Kasım 2015 Pazartesi