Image

Cesur Yeni Dünya - Aldous Huxley

Aldous Huxley Cesur Yeni Dünya'yı 1931'de İngiltere'de yaşarken yazmıştır. Cesur Yeni Dünya, Huxley'in beşinci romanı ve ilk ütopya denemesidir.  Bu ütopya ayrıca George Orwell'ın 1984 isimli eserinede ilham kaynağı olmuştur.

Romanın özgün adı "Brave New World", Sheakespeare'in zamanında "brave" kelimesi "güzel" anlamına geliyordu, yani kitap'ın asıl manası "Güzel Yeni Dünya" dır. Romanın kurgusu Londra'da 26. yüzyılda geçmektedir ve distopik bir atmosfer mevcuttur. Romanda üreme teknolojisi, ve uykuda öğretim sayesinde toplum değiştirilmiştir. ,

Artık insanlar sağlıklı, teknoloji gelişmiş, savaşlar ve yoksulluk yok edilmiştir. Tüm ırkların eşit olduğu ve herkesin mutlak olarak mutlu olduğu bir dünya oluşturulmuştur. Fakat, ironik biçimde, tüm bu gelişmeler birey için çok önemli olan birçok değerin yok edilmesi, kaldırılması ile başarılmıştır. Aile, kültürel çeşitlilik, sanat, edebiyat, din ve felsefe artık yoktur. 

Bu dünyanın cesur insanlar Londra Merkez kuluçka ve Şartlandırma Merkezi'nde üretilirler.Kadınların döllenmesi yasak ve ayıp olduğu için, 'annelik' ve 'babalık' pornografik birer kavram olarak görülür. Toplumsal istikrarın temel güvencesi olan şartlandırma hipnopedya (uykuda eğitim) ile sağlanır.

Bazı Alıntılar;
"Eğer farklıysan, yalnızlığa mahkum oluyorsun."
"Kendim olmayı yeğlerim. Suratsız da olsa kendim olayım. Ne kadar neşeliyse de başka biri olmak istemem"
"Kır çiçekleri ve manzara seyretmenin önemli bir kusuru var, bedavalar, diye açıkladı. Doğa sevgisiyle fabrikalar çalışmaz."
"Evet, ‘Şimdilerde herkes mutlu.’ Çocuklara beş yaşında öğretiyoruz bunu. Ama başka bir şekilde mutlu olmak istemez miydin, Lenina? Başkaları gibi değil, kendi istediğin gibi."
"Her erkek, kadın ve çocuk, bir yıl içinde belli bir miktarda tüketime zorlanacaktı. Sanayinin çıkarları adına. "


 


Aylaklığa Övgü - Bertrand Russell

Aylaklığa Övgü - Bertrand Russell

21 Eylül 2016 Çarşamba

Bertnard Russell, 1932’de yayınlanan “Aylaklığa Övgü” adlı metninde çalışkanlığın abartılmış bir erdem olduğunu ve bireyin kendi ilgi alanlarına ayırdığı boş zamanın medeni yaşamın bir gerekliliği olduğunu savundu.

Dinle Küçük Adam - Wilhelm Reich

Dinle Küçük Adam - Wilhelm Reich

2 Kasım 2015 Pazartesi

Sana kişisel özgürlük değil ulusal özgürlük vaad ediyorlar. Sana insani özsaygı değil, ulusal büyüklük vaad ediyorlar. "Ulusal özgürlük" ve "devletin çıkarları" ifadeleri bir kemiğin bir köpeğin ağzını sulandırdığı gibi senin ağzını sulandırıyor ve sen onları alkışlıyorsun

Charles Bukowski - Kitlelerin Dehası

Charles Bukowski - Kitlelerin Dehası

6 Ekim 2015 Salı

Ortalama insanda herhangi bir günde herhangi bir orduya yetecek kadar ihanet, nefret, şiddet ve saçmalık vardır. Ve cinayet konusunda en becerikliler Cinayet karşıtı vaaz verenlerdir Ve nefreti en iyi becerenler Sevmeyi vaaz edenlerdir Ve son olarak Savaşı en iyi becerenler Barış vaazı verenlerdir

Arama

Zaman Çizelgesi

Seçtiklerimiz

Siyaset Felsefesi
Liberalizm Nedir? Özellikleri Nelerdir? Temsilcileri Kimlerdir?

Toplumsal ve politik analiz ile değerlemenin amaçları açısından gerçekten önemli olanın birey ya da kişi olduğunu savunan liberalizm açısından, bir kültürün, dil, cemaat ya da ulusun kaderi ve istikbaliyle ilgilenmek kadar doğal ve gerekli bir şey olamaz. Bununla birlikte, bu ilgi ikincil olup esas değerli olan birey ve bireyin hazları ve acıları, tercihleri ve özlemleri, gelişimi ve bekasıdır.

4 Mayıs 2017 Perşembe

Metafizik
Varoluş Felsefesi veya Varoluşculuk

Bu varlık görüşünde insan tanımı, varlıktan değil, bizzat insandan çıkılarak yapılır ve çok daha önemlisi, varlık “kendi kendisini tanımlayan insan”a göre tanımlanan bir şey olarak görülür. Başka bir deyişle, bu yeni felsefede varlık, varlığı ele alan, varlık sorusunu sorabilen yegâne varlık olarak insandan hareketle ortaya konur.

4 Mayıs 2017 Perşembe

Voltaire
Voltaire ve Deist Tanrı Anlayışı

Voltaire, Tanrının varoluşunu ele almadan önce, klasik Tanrı anlayışlarıyla dinin kendisine ve kurumsal boyutuna şiddetli bir savaş açar. Gerçekten de Voltaire, esas olarak her tür karanlıkçılığa olan nefreti ve Hıristiyanlığa, özellikle de Katolik Kilisesinin temsil ettiği Hıristiyanlığa yönelik amansız düşmanlığıyla seçkinleşir.

3 Mart 2017 Cuma

Felsefe Akımları
Marksizm - Sosyalizm - Komünizm Nedir?

Marksizm ve ona dayanarak ortaya çıkan sosyalizm ve komünizm ideolojileri, temellerini Karl Marx’ın (1818-1883) ve yakın dostu Friedrich Engels’in (1820-1895) felsefî görüşlerinden alır.

23 Kasım 2015 Pazartesi