Image

İçimizdeki Yabancı - Beni Dinleyin

Beni dinleyin.

Saat altı'da işine gitmek için uyanan, ve az önce yanınızdan geçen şu asık suratlı adamı sizde gördünüz mü ?
Sanırım telaşlı bir şekilde yürüyerek bir yerlere yetişmeye çalışıyorsunuz ?
Peki ya, şu trafikteki arabaları hiç saymayı hiç denediniz mi ? Ne kadar çoklar öyle değil mi ?
Kendinizi yorgun hissetmediğiniz, bir günü hatırlayabiliyor musunuz ?
Gerçekten en son ne zaman uykunuzu alarak uyandınız ?
Nedir bu telaşınız, size söylemek istediğim bazı şeyler var.

Beni dinleyin.

En son ne zaman gerçekten mutlu olduğunuzu hissettiniz ?
Yeni bir araba almanızdan, veya evinizin kredisini ödemeniz den bahsetmiyorum.
İhtiyacınız olmadığı halde yaptığınız alışverişlerin listelerini de görmek istemiyorum.
Gerçekten en son ne zaman güçlü bir kahkaha attınız ?
Bana sakın şu yüzünüze yapışan sahte gülümsemeleri göstermeyin.
En son ne zaman gerçekten kendiniz gibi hareket etmeyi denediniz ?
Toplumun kimi değerlerine uyum sağlamak için sergilediğiniz davranışlardan bahsetmiyorum.


Beni dinleyin.

Etrafınıza baktığınızda, neler olup bittiğinden bir haber yaşayan şu kalabalığı sizde görüyor musunuz. ?
Tek derdi üreme olan, neden yaşadığını bilmeyen, bu kaba sığ yozlaşmış toplumun sizde farkında mısınız ?
Oysa ki bu dünya üzerindeki kaynaklarımız sınırlı ve böyle üremeye devam edersek kendi yok oluşumuza şahit olacağız.
Size biraz neler yaptığınızdan bahsedeceğim...
Öncelikle;
On iki yıl boyunca, çocuklarınızı neler öğretildiğinden haberinizin olmadığı bir okula gönderiyorsunuz.
Peki ya çocuklar burada neyi öğreniyor ? Okullar , çocuklara daha iyi bir insan olma yolunda onlara yardımcı oluyor mu ?
Gerçekten verilen eğitim, bizlere daha iyi bir hayat sunuyor mu ?
Her gelen siyasi iktidarın kendi zihniyetine göre değiştirdiği bir sistem ancak topluma yeni köleler kazandırabilir.
İnsanları altı yaşından itibaren eğitmeye başlıyorsunuz.
Ama bu eğitim onları birbirine benzeyen aynı davranışları sergilen, düşünemeyen içi boş birer varlıklar haline getiriyor.
Bu eğitim hayata dair hiç bir şey barındırmıyor.
Peki sonra ne yapıyorsunuz ?


Yaşamınızı ve size ait olan zamanınızı başka insanları mutlu etmek için harcayan sizler değil misiniz ?
Her sabah istemediğiniz bir işe gidip, gün boyunca istemediğiniz şeyler ile uğraşan sizler değil misiniz ?
Bütün bir yıl boyunca çalışıp, bir haftalık tatilin planlarını yapanlar sizler değil misiniz ?
Üzgünüm ama sizlere anlatılan masallara inanmayı tercih ediyorsunuz.
Süslü bir unvan, yeni bir araba, ekonomiye bağlı olarak aldığınız ufak zamlar, giydiğiniz takım elbise
Tüm bunların kendi öz-benliğinizde hiç bir anlam ifade etmediğinin farkında mısınız ?
Aslında kendini özgür sanan, ve bir akvaryumda birilerinin suya attığı yemler ile beslenen balıklar gibisiniz.
Sizleri özgür olabilmeniz için değil, hayatta kalabilmeniz için besliyorlar.


Beni dinleyin.

Sizler ruhlarını kaybetmiş ( alınıp-satılabilen kiralanıp-değiştirebilen ) metalardan başka hiç bir şey değilsiniz.
Gerçekten birilerinin gelip sizleri kurtaracağını mı düşünüyorsunuz ? Yoksa size de çaresizliği küçük yaşlarda öğrettiler mi ?
Gözlerinizin içine bakmayan, sizleri dinlemeyen anlaştığı firmaların ilaçlarını size yazan o hekimler mi sizleri kurtaracak ?
Tek derdi kendi aile mirasını büyütmek olan ve kendi zenginlerini yaratan o oy verdiğiniz siyasi partiler mi sizi kurtaracak ?
Devletin sizleri yaşadığınız her gün için borçlandırdığı bu sistemde, onun sizi kurtarmasını nasıl bekleyebilirsiniz ?
Eğer demokrasi'ye güveniyorsanız, demokrasi aydınlanmış bireyler ister.
Herkesin el kaldırıp oy verdiği bu düzende gerçekten iyi olanın seçilmesini nasıl umut edebilirsiniz?
Gerçekten daha az acı çekmek istiyorsanız, sürüye dahil olmalısınız.
Sadece ve sadece kendinizi gerçekleştirmeye ve kendi aklınızı kullanma cesareti göstermeye ihtiyacınız var.
Çalışmak için yaşamaya değil, yaşamak için çalışmaya ihtiyacınız var.
Sahip olmak için değil, özgür ve mutlu olmak için yaşamaya....


İçimizdeki Yabancı - Sonra Zaten

İçimizdeki Yabancı - Sonra Zaten

23 Eylül 2015 Çarşamba

Onlar gibi olmadığın için yalnız kalacaksın.Kendini arayacaksın. Bulduğunda ise tekrar kaybedeceksin.Değişeceksin ve değişmekten korkmayacaksın.Basit görünecek fakat karmakarışık olacaksın.Sonra zaten dünyanın da böyle olduğunu anlayacaksın.

İçimizdeki Yabancı - Yabancının Söylevi

İçimizdeki Yabancı - Yabancının Söylevi

15 Eylül 2015 Salı

Hayatım boyunca kendimi hiç bir yere ait hissetmedim. Hiç bir zaman temelimi insanların üzerine kurmadım. Riyakarlar, ahmaklar, gösteriş budalaları, serseriler, Böylelerinden uzak bir yaşamı tercih ettim.

İçimizdeki Yabancı - Beni Dinleyin

İçimizdeki Yabancı - Beni Dinleyin

26 Ekim 2015 Pazartesi

Etrafınıza baktığınızda, neler olup bittiğinden bir haber yaşayan şu kalabalığı sizde görüyor musunuz. ? Tek derdi üreme olan, neden yaşadığını bilmeyen, bu kaba sığ yozlaşmış toplumun sizde farkında mısınız ? Oysa ki bu dünya üzerindeki kaynaklarımız sınırlı ve böyle üremeye devam edersek kendi yok oluşumuza şahit olacağız.

Arama

Zaman Çizelgesi

Seçtiklerimiz

Siyaset Felsefesi
Liberalizm Nedir? Özellikleri Nelerdir? Temsilcileri Kimlerdir?

Toplumsal ve politik analiz ile değerlemenin amaçları açısından gerçekten önemli olanın birey ya da kişi olduğunu savunan liberalizm açısından, bir kültürün, dil, cemaat ya da ulusun kaderi ve istikbaliyle ilgilenmek kadar doğal ve gerekli bir şey olamaz. Bununla birlikte, bu ilgi ikincil olup esas değerli olan birey ve bireyin hazları ve acıları, tercihleri ve özlemleri, gelişimi ve bekasıdır.

4 Mayıs 2017 Perşembe

Metafizik
Varoluş Felsefesi veya Varoluşculuk

Bu varlık görüşünde insan tanımı, varlıktan değil, bizzat insandan çıkılarak yapılır ve çok daha önemlisi, varlık “kendi kendisini tanımlayan insan”a göre tanımlanan bir şey olarak görülür. Başka bir deyişle, bu yeni felsefede varlık, varlığı ele alan, varlık sorusunu sorabilen yegâne varlık olarak insandan hareketle ortaya konur.

4 Mayıs 2017 Perşembe

Voltaire
Voltaire ve Deist Tanrı Anlayışı

Voltaire, Tanrının varoluşunu ele almadan önce, klasik Tanrı anlayışlarıyla dinin kendisine ve kurumsal boyutuna şiddetli bir savaş açar. Gerçekten de Voltaire, esas olarak her tür karanlıkçılığa olan nefreti ve Hıristiyanlığa, özellikle de Katolik Kilisesinin temsil ettiği Hıristiyanlığa yönelik amansız düşmanlığıyla seçkinleşir.

3 Mart 2017 Cuma

Felsefe Akımları
Marksizm - Sosyalizm - Komünizm Nedir?

Marksizm ve ona dayanarak ortaya çıkan sosyalizm ve komünizm ideolojileri, temellerini Karl Marx’ın (1818-1883) ve yakın dostu Friedrich Engels’in (1820-1895) felsefî görüşlerinden alır.

23 Kasım 2015 Pazartesi