Image

İçimizdeki Yabancı - Hiçlik

Aslında hayatın hiç bir anlamı yoktur. Varlıkların anlamlarını ve değerlerini bizzat kendimiz belirleriz. Örneğin bir pırlanta, pırlanta olduğu için değerli değildir. Bizim pırlantaya verdiğimiz değer yüzünden pırlanta değerlidir.Bu nedenle her şey insan zihninin ürünüdür. İnançlar, gelenekler, kurallar, kutsallar, her şey ama her şey insan zihni tarafından üretilmiş ve yüceltilmiştir.O yüzden hakikati aramak boşunadır. Çünkü tekillik düzeyinde hakikat yoktur. Her düşünce veya fikir kadar hakikat vardır.

Bir düşünce, hastalık gibi ne kadar çok insana bulaşır ve içselleştirilirse, çoğunluğun yansıması olarak "gerçek" kabul edilir. Oysa gerçek dediğimiz şey yine insan tarafından uydurulmuştur. Toplumun geneli kendisine öğretilen ilk bilgileri sorgusuz sualsiz kabul etme eğilimindedir. İşte dünyadaki bütün kaos ve savaşın nedeni budur. Herkes kendi "gerçek"liğini bir başkasına bulaştırmak ister. İnsan iyileşmek istemeyen bir hastadır. Bu yüzden, kendisini iyileştirmek isteyenlerden hastalığının şiddeti kadar nefret eder. İnançları uğruna kendisine dayatılan "gerçek" olgusunu yaşamının sonuna kadar savunur.
 
Evren denen bu çölde, bir kum tanesinin üzerinde yaşamını sürdüren insanoğlu, her şeyden habersiz hayatını şiddet aç gözlülük ve cehalet ile sona erdirir. Sorgulamaz, düşünmez ve merak etmez. İtaat eder, boyun eğer ve kabullenir. Ama gerçek olan insan bir hiç olarak doğar ve günün birinde yine bir hiç olarak ölür.


İçimizdeki Yabancı - Beni Dinleyin

İçimizdeki Yabancı - Beni Dinleyin

26 Ekim 2015 Pazartesi

Etrafınıza baktığınızda, neler olup bittiğinden bir haber yaşayan şu kalabalığı sizde görüyor musunuz. ? Tek derdi üreme olan, neden yaşadığını bilmeyen, bu kaba sığ yozlaşmış toplumun sizde farkında mısınız ? Oysa ki bu dünya üzerindeki kaynaklarımız sınırlı ve böyle üremeye devam edersek kendi yok oluşumuza şahit olacağız.

İçimizdeki Yabancı - Hiçlik

İçimizdeki Yabancı - Hiçlik

20 Ekim 2016 Perşembe

Evren denen bu çölde, bir kum tanesinin üzerinde yaşamını sürdüren insanoğlu, her şeyden habersiz hayatını şiddet aç gözlülük ve cehalet ile sona erdirir. Sorgulamaz, düşünmez ve merak etmez. İtaat eder, boyun eğer ve kabullenir. Ama gerçek olan insan bir hiç olarak doğar ve günün birinde yine bir hiç olarak ölür.

İçimizdeki Yabancı - Sonra Zaten

İçimizdeki Yabancı - Sonra Zaten

23 Eylül 2015 Çarşamba

Onlar gibi olmadığın için yalnız kalacaksın.Kendini arayacaksın. Bulduğunda ise tekrar kaybedeceksin.Değişeceksin ve değişmekten korkmayacaksın.Basit görünecek fakat karmakarışık olacaksın.Sonra zaten dünyanın da böyle olduğunu anlayacaksın.

Arama

Zaman Çizelgesi

Seçtiklerimiz

Siyaset Felsefesi
Liberalizm Nedir? Özellikleri Nelerdir? Temsilcileri Kimlerdir?

Toplumsal ve politik analiz ile değerlemenin amaçları açısından gerçekten önemli olanın birey ya da kişi olduğunu savunan liberalizm açısından, bir kültürün, dil, cemaat ya da ulusun kaderi ve istikbaliyle ilgilenmek kadar doğal ve gerekli bir şey olamaz. Bununla birlikte, bu ilgi ikincil olup esas değerli olan birey ve bireyin hazları ve acıları, tercihleri ve özlemleri, gelişimi ve bekasıdır.

4 Mayıs 2017 Perşembe

Metafizik
Varoluş Felsefesi veya Varoluşculuk

Bu varlık görüşünde insan tanımı, varlıktan değil, bizzat insandan çıkılarak yapılır ve çok daha önemlisi, varlık “kendi kendisini tanımlayan insan”a göre tanımlanan bir şey olarak görülür. Başka bir deyişle, bu yeni felsefede varlık, varlığı ele alan, varlık sorusunu sorabilen yegâne varlık olarak insandan hareketle ortaya konur.

4 Mayıs 2017 Perşembe

Voltaire
Voltaire ve Deist Tanrı Anlayışı

Voltaire, Tanrının varoluşunu ele almadan önce, klasik Tanrı anlayışlarıyla dinin kendisine ve kurumsal boyutuna şiddetli bir savaş açar. Gerçekten de Voltaire, esas olarak her tür karanlıkçılığa olan nefreti ve Hıristiyanlığa, özellikle de Katolik Kilisesinin temsil ettiği Hıristiyanlığa yönelik amansız düşmanlığıyla seçkinleşir.

3 Mart 2017 Cuma

Felsefe Akımları
Marksizm - Sosyalizm - Komünizm Nedir?

Marksizm ve ona dayanarak ortaya çıkan sosyalizm ve komünizm ideolojileri, temellerini Karl Marx’ın (1818-1883) ve yakın dostu Friedrich Engels’in (1820-1895) felsefî görüşlerinden alır.

23 Kasım 2015 Pazartesi