Image

İçimizdeki Yabancı - Yabancının Söylevi

Hayatım boyunca kendimi hiç bir yere ait hissetmedim.
Hiç bir zaman temelimi insanların üzerine kurmadım.
Riyakarlar, ahmaklar, gösteriş budalaları, serseriler
Böylelerinden uzak bir yaşamı tercih ettim.
Kendime yakın hissettiğim hiç kimse de olmadı.
Yalnız kalmak, bu konuşan hayvanlar ile birlikte olmaktan daha keyifliydi.
Sanki bu dünyaya başka bir gezegenden atılmış gibiydim.

Herkesin bir meziyeti vardı.
Bense kendimi hep bir şeyleri düşünürken buluyordum.
Toplumdaki büyük bir çoğunluk, bir şeyleri başarmış görünüyordu.
İşin garibi bu büyük kitle, yaşadığı hayattan dolayı da mutluydu.
Yada mutlu görünmek için özel bir çaba sarf ediyordu.
Herkes birbirlerine, kendi başarılarından bahsediyor.
Bunlardan dolayı gurur duyuyor.
Karşısındaki insanın zayıflıklarından dolayı ise kendini güçlü hissediyordu.
Oysa içi bok dolu et parçalarından başka hiç bir şey değillerdi.

İnsan, insanlığın en büyük ironisiydi.
Hemen hemen hepsi, ne için yaşadığını ve neye inandığını tam olarak bilmiyordu.
Çünkü yaşama tercihini onlar yapmamış, inanmayı ise, onlara öğretmişlerdi.
Bunlar, gereksizce ürüyor, bilinçsizce tüketiyor.
Yüksek sesle konuşuyor ve kavga etmeyi seviyordu.
Onlar bu dünyanın en tehlikeli yaratıklarıydı.

Özgür iradenin varlığına inanmıyordum.
Zevkler ve tercihler, çoğunluğun bizlere dayatmış olduğu algılara göre değişiyordu.
Karşımda “mış” gibi hareket etmeyi öğrenmiş, ufak sürülerden başka hiç bir şey göremiyordum.
Aslında bakarsanız, bu dünya da inanacak hiç bir şey de kalmamıştı.
İlaçlar bizi daha fazla hasta ediyor. Reklamlar aklımızı bulandırıyor.
Bankalara borçlanıyor. Birilerinin daha fazla zengin olması için çalışıyor.
Ölmeden önce, kazandığımız tüm parayı ise bir kaç ay daha fazla yaşamak için hastanelere harcıyorduk.
Kimileri tanrıya inanmamız gerektiğini söylerken, bir çoğu onu da yanlış anlıyordu.

 

İşin kötüsü, hala insanlardan umutlu olan ufak bir azınlık vardı.
Bu kaba saba,tahammülsüz ve sadece kendini düşünen yaratıklara umut besleyenler
Düşünebiliyor musunuz ?
Gerçekten onların değişebileceğine inananlar vardı.
Oysa insan doğası gereği kötü bir varlıktı.
Eğitilmediği takdirde kendini kötülük yapmaktan alıkoyamazdı.
Tabi ki bu umutlar, onlara pişmanlık ve daha fazla umutsuzluk olarak geri döndü.
Onlar adına üzüldüğümü söyleyemem.

Onlara ve onların inandığı hiç bir şeye inanmıyordum.
Bir protesto yürüyüşüydüm, tek başına *
Yapayalnızım, ama kentin üzerine yürüyen bir ordu gibiydim. **
Ya kendimi öldürecektim yada onları
Ben onları öldürmeyi tercih ettim.

İnsanları öldürmeye çok erken yaşlarda başladım.
Sakın beni yanlış anlamayın.
Benim tarzım sizinkinden biraz daha farklı
Birini öldürmek için silaha veya bir başka ölümcül alete ihtiyacınız yok.
Eğer birini öldürmek istiyorsanız, bunu onu yaşatarak da başarabilirsiniz.
Onu görmez, dinlemez yada algılamaz veya umursamazsanız.
Aslında o insanı öldürmüş sayılırsınız.
Güzel değil mi ?
Siz binlerce insanı öldürebiliyorken, aynı insan binlerce kez ölebiliyor.
Gerçek ölümden, daha fazla acı verici ve gerçek değil mi ?


Alıntılar
* Charles Bukowski
** Jean Paul Sartre


İçimizdeki Yabancı - Yabancının Söylevi

İçimizdeki Yabancı - Yabancının Söylevi

15 Eylül 2015 Salı

Hayatım boyunca kendimi hiç bir yere ait hissetmedim. Hiç bir zaman temelimi insanların üzerine kurmadım. Riyakarlar, ahmaklar, gösteriş budalaları, serseriler, Böylelerinden uzak bir yaşamı tercih ettim.

İçimizdeki Yabancı - Beni Dinleyin

İçimizdeki Yabancı - Beni Dinleyin

26 Ekim 2015 Pazartesi

Etrafınıza baktığınızda, neler olup bittiğinden bir haber yaşayan şu kalabalığı sizde görüyor musunuz. ? Tek derdi üreme olan, neden yaşadığını bilmeyen, bu kaba sığ yozlaşmış toplumun sizde farkında mısınız ? Oysa ki bu dünya üzerindeki kaynaklarımız sınırlı ve böyle üremeye devam edersek kendi yok oluşumuza şahit olacağız.

İçimizdeki Yabancı - Sonra Zaten

İçimizdeki Yabancı - Sonra Zaten

23 Eylül 2015 Çarşamba

Onlar gibi olmadığın için yalnız kalacaksın.Kendini arayacaksın. Bulduğunda ise tekrar kaybedeceksin.Değişeceksin ve değişmekten korkmayacaksın.Basit görünecek fakat karmakarışık olacaksın.Sonra zaten dünyanın da böyle olduğunu anlayacaksın.

Arama

Zaman Çizelgesi

Seçtiklerimiz

Siyaset Felsefesi
Liberalizm Nedir? Özellikleri Nelerdir? Temsilcileri Kimlerdir?

Toplumsal ve politik analiz ile değerlemenin amaçları açısından gerçekten önemli olanın birey ya da kişi olduğunu savunan liberalizm açısından, bir kültürün, dil, cemaat ya da ulusun kaderi ve istikbaliyle ilgilenmek kadar doğal ve gerekli bir şey olamaz. Bununla birlikte, bu ilgi ikincil olup esas değerli olan birey ve bireyin hazları ve acıları, tercihleri ve özlemleri, gelişimi ve bekasıdır.

4 Mayıs 2017 Perşembe

Metafizik
Varoluş Felsefesi veya Varoluşculuk

Bu varlık görüşünde insan tanımı, varlıktan değil, bizzat insandan çıkılarak yapılır ve çok daha önemlisi, varlık “kendi kendisini tanımlayan insan”a göre tanımlanan bir şey olarak görülür. Başka bir deyişle, bu yeni felsefede varlık, varlığı ele alan, varlık sorusunu sorabilen yegâne varlık olarak insandan hareketle ortaya konur.

4 Mayıs 2017 Perşembe

Voltaire
Voltaire ve Deist Tanrı Anlayışı

Voltaire, Tanrının varoluşunu ele almadan önce, klasik Tanrı anlayışlarıyla dinin kendisine ve kurumsal boyutuna şiddetli bir savaş açar. Gerçekten de Voltaire, esas olarak her tür karanlıkçılığa olan nefreti ve Hıristiyanlığa, özellikle de Katolik Kilisesinin temsil ettiği Hıristiyanlığa yönelik amansız düşmanlığıyla seçkinleşir.

3 Mart 2017 Cuma

Felsefe Akımları
Marksizm - Sosyalizm - Komünizm Nedir?

Marksizm ve ona dayanarak ortaya çıkan sosyalizm ve komünizm ideolojileri, temellerini Karl Marx’ın (1818-1883) ve yakın dostu Friedrich Engels’in (1820-1895) felsefî görüşlerinden alır.

23 Kasım 2015 Pazartesi