Image

İçimizdeki Yabancı - Zincire Vurulmuş Köleler

Öncelikle bizleri daha iyi takip edebilmek için hepimize birer numara verdiler. Daha sonra, rastgele doğduğumuz bu toprakların çocukları olduğumuz için gurur duymamız gerektiğinden bahsettiler. Yeryüzündeki en şanlı ırkın bizim ırkımız, en kutsal dinin bizim dinimiz olduğunu söylediler. Biraz büyüdükten sonra, hapishanelere benzeyen binalara bıraktılar bizi, adına "okul" dedikleri yerde, kafamızı iyice karıştırıp, bir takım gereksiz bilgileri beynimize yüklediler.İhtiyacımız olan eğitimin değil, ihtiyaç duydukları istedikleri eğitimin bir parçası olduk. Düşünmemizi istemedikleri için, zamanımızı bize sorumluluk yükledikleri bilgileri ezberleyerek harcadık.

Toplumun onayladığı eylemlerin dışına çıkmadığımız sürece, bizler en iyi vatandaşlardık. Sorgulamadığımız ve düşünmediğimiz bir yaşam bizi en iyi yurttaş yapıyordu. Öyle ki doğrular, doğru oldukları için değil, çoğunluğun kabul ettiği için doğru olarak kabul ediliyordu. Toplum hastalıktı ve bu hayatı yaşanabilir kılan bütün güzelliklere düşmandı. Gökyüzünden bahsedip, yeryüzünüzü sömürenler insanlar tarafından dikkate alınıyor. Cehalet örgütlü bir şekilde eyleme geçiyordu. Gösterdiğiniz en ufak bir tepkide yine, bu büyük yığın tarafından saldırıya uğruyordunuz. Bir kaç istisna dışında insanlar değersiz varlıklardı. Ne acı ki insanlar ile bir arada yaşamaya ve onların kaba sığ ve kendilerini tatmin eden davranışlarını kabul etmeye maruz kalıyordunuz.

Devlet ise, bizleri yaşadığımız her gün için borçlandırıyor. İnsanlar için gereksiz masraflar çıkarıyor. Bunlar yetmezmiş gibi, sadece belli insanların veya bazı ekonomik sınıfların çıkarlarını koruyordu. Yaşamak için çalışmak zorunda bırakıyor. Üzümü biz eziyor, şarabı ise onlar içiyordu. Gösterdiğimiz ilk direniş belirtisi veya şikayet sözcüğünde ise bizleri cezalandırıyor veya kurban ediyordu.

Gözle görülmese de zincire vurulmuş kölelerdik biz, herkes özgürsün dese de köleydik. Sevmediğimiz işlerde çalışıyor. Ayak takımı tarafından yönetiliyor. Hükümet tarafından takip ediliyor. Yaptığımız tüm konuşmalar, girdiğimiz tüm internet siteleri, harcadığımız bütün paralar belgelenip fişleniyordu. Sadece iyilik yapmakla görevli makinelerdik.

Bu dünya umut vaat eden hiçbir şey önermiyordu. İnsan ne kadar çok şey bilirse, mutsuz olma ihtimali de o kadar artıyordu. Sıkıntımız dünyadan bıkmış ve yaşadığımızı hissetmenin rahatsızlığıydı. Bize çöplük verildi ve bundan gökdelenler inşa edebileceğimiz söylendi. Oysa çevremizi saran her neyi görsek bu bizi isyana sevk ediyor yada ıstıraba düşürüyor. Kazanılacak ya da kaybedilecek hiç bir şey olmadığını ve hiç bir şeyin özünün değiştirilemeyeceğini anlamak gerekir. Biz bu dünyanın yalnızları ve yabancılarıyız.  Hiç bir zaman anlaşılamayacağız ve susarak anlaşılmamayı tercih edeceğiz.

   
 


İçimizdeki Yabancı - Yabancının Söylevi

İçimizdeki Yabancı - Yabancının Söylevi

15 Eylül 2015 Salı

Hayatım boyunca kendimi hiç bir yere ait hissetmedim. Hiç bir zaman temelimi insanların üzerine kurmadım. Riyakarlar, ahmaklar, gösteriş budalaları, serseriler, Böylelerinden uzak bir yaşamı tercih ettim.

İçimizdeki Yabancı - Sonra Zaten

İçimizdeki Yabancı - Sonra Zaten

23 Eylül 2015 Çarşamba

Onlar gibi olmadığın için yalnız kalacaksın.Kendini arayacaksın. Bulduğunda ise tekrar kaybedeceksin.Değişeceksin ve değişmekten korkmayacaksın.Basit görünecek fakat karmakarışık olacaksın.Sonra zaten dünyanın da böyle olduğunu anlayacaksın.

İçimizdeki Yabancı - Zincire Vurulmuş Köleler

İçimizdeki Yabancı - Zincire Vurulmuş Köleler

16 Kasım 2015 Pazartesi

Öncelikle bizleri daha iyi takip edebilmek için hepimize birer numara verdiler. Daha sonra, rastgele doğduğumuz bu toprakların çocukları olduğumuz için gurur duymamız gerektiğinden bahsettiler. Yeryüzündeki en şanlı ırkın bizim ırkımız, en kutsal dinin bizim dinimiz olduğunu söylediler.

Arama

Zaman Çizelgesi

Seçtiklerimiz

Siyaset Felsefesi
Liberalizm Nedir? Özellikleri Nelerdir? Temsilcileri Kimlerdir?

Toplumsal ve politik analiz ile değerlemenin amaçları açısından gerçekten önemli olanın birey ya da kişi olduğunu savunan liberalizm açısından, bir kültürün, dil, cemaat ya da ulusun kaderi ve istikbaliyle ilgilenmek kadar doğal ve gerekli bir şey olamaz. Bununla birlikte, bu ilgi ikincil olup esas değerli olan birey ve bireyin hazları ve acıları, tercihleri ve özlemleri, gelişimi ve bekasıdır.

4 Mayıs 2017 Perşembe

Metafizik
Varoluş Felsefesi veya Varoluşculuk

Bu varlık görüşünde insan tanımı, varlıktan değil, bizzat insandan çıkılarak yapılır ve çok daha önemlisi, varlık “kendi kendisini tanımlayan insan”a göre tanımlanan bir şey olarak görülür. Başka bir deyişle, bu yeni felsefede varlık, varlığı ele alan, varlık sorusunu sorabilen yegâne varlık olarak insandan hareketle ortaya konur.

4 Mayıs 2017 Perşembe

Voltaire
Voltaire ve Deist Tanrı Anlayışı

Voltaire, Tanrının varoluşunu ele almadan önce, klasik Tanrı anlayışlarıyla dinin kendisine ve kurumsal boyutuna şiddetli bir savaş açar. Gerçekten de Voltaire, esas olarak her tür karanlıkçılığa olan nefreti ve Hıristiyanlığa, özellikle de Katolik Kilisesinin temsil ettiği Hıristiyanlığa yönelik amansız düşmanlığıyla seçkinleşir.

3 Mart 2017 Cuma

Felsefe Akımları
Marksizm - Sosyalizm - Komünizm Nedir?

Marksizm ve ona dayanarak ortaya çıkan sosyalizm ve komünizm ideolojileri, temellerini Karl Marx’ın (1818-1883) ve yakın dostu Friedrich Engels’in (1820-1895) felsefî görüşlerinden alır.

23 Kasım 2015 Pazartesi