Image

Keşif Bağlamıyla Pekiştirme Bağlamı

Mantıkçı pozitivist bilim anlayışı ile Popper’ın yanlışlamacı bilim anlayışı arasındaki farklılık, daha belirgin olarak Popper’in pekiştirme ya da haklılandırma bağlamına yaptığı vurguda ortaya çıkar. Mantıkçı pozitivizm, her ne kadar pekiştirme bağlamını unutmamış olsa da esas itibarıyla bilim adamlarının doğru teorileri nasıl oluşturmaları gerektiğiyle meşgul olmuştu. Keşif bağlamını, teori formasyonu sürecini ihmal etmemekle birlikte, esas ağırlığı bilimsel bir teorinin nasıl sınanabileceğine, yani haklılandırma bağlamına veren Popper yeni bilim anlayışıyla, bu yüzden bilim felsefesinde gerçek bir kopuşa, yeni bir dönemin başlangıcına işaret eder.

O, her şeyden önce bilimsel teorilere, her ne şekilde olursa olsun tümevarımsal bir yoldan erişilemeyeceğini öne sürer. Sonra da gelecekte bilimsel bir teori ya da yasa düzeyine erişecek bilimsel bir hipotezin cesur ve yaratıcı muhayyilenin bir eseri olduğunu ilan eder. Başka bir deyişle, “cesur hipotezler ortaya at, sonra onları acı masızca sına!” diyen Popper’da hipotez oluşturma süreci, tümevarımsal yöntemin mekanik işleyişine değil de bilim adamının yaratıcı imgelemine bağlı olmak durumundadır. O, saf gözlem diye bir şey olmadığını ileri sürerken hipotezin ilişkisizmiş gibi görünen olgular arasında yasalı ilişkiler arayan, problem çözme gayreti içindeki yaratıcı imgelemin cesur önerisi olduğunu söyler. Popper’in gözünde bilim adamı nın yaratıcı zekâsının ön plana çıkmasını sağlayan spekülasyon ve muhayyile gücü, formelleştirilebilir veya birtakım kurallara indirgenebilir bir şey değildir. Öyleyse, Popper için bilginin gelişimi, bireysel ve öngörülemez kavrayışla ilgili bir konu olduğu için, birtakım kurallara indirgenemeyen bazı cesur hipotezlerin önerilmesiyle başlar. Onun bu bağlamda önerdiği yöntem bir tür denemeyanılma yöntemidir. Bilimde çıkış noktasının, tıpkı günlük hayatta olduğu gibi, bir problem veya problematik bir durum olduğunu söyleyen Popper’a göre, bunu çözüm denemeleri takip eder. Her hipotez ya da teori, problemi çözme yönünde bir denemedir.

Popper hipotez formasyonu veya teori oluşturma sürecinde her şeye rağmen dikkate alınması gereken üç kural ya da koşul koyar. Bunlardan ikisi hipotez ya da teorilerin kendileriyle, üçüncüsü ise teorilerin test sonuçlarıyla ilgilidir. Birincisi söz konusu olduğunda, Popper yeni teorinin, bugüne kadar hiç irtibatlandırılmamı ş şeyler ya da olgular arasında ilişkiler kuran basit, yeni, güçlü ve birleştirici bir düşünceden ortaya çıkması gerektiğini söyler. İkinci koşul, yeni teorinin bağımsız olarak test edilebilir olması gerektiğini ifade eder. Ona göre, yeni teorinin, daha önce araştırılmamış test sonuçları olması gerekir. Cesur olması ve risk alması gereken teori, dahası bize yeni şeyler söylemeyi vaat eden bir içeriğe sahip bulunmalıdır. Bu koşullar yerine getirildiği zaman, bir teori gelecekteki kuramların kendilerine uyarlanmak zorunda oldukları yeni ampirik bulguları ortaya koymuş olacağı için, onun yanlışlığı kanıtlansa bile, bize yeni bir şeyler söylemiş olacaktır. Fakat bunlarla yetinmeyen Popper, iyi bir teori için üçüncü bir koşuldan daha söz eder; iyi bir teori bazı yeni, kesin, can alıcı testlerden başarıyla geçmek zorundadır. Çünkü yeni testlerin bir bölümünden dahi başarıyla geçemeyen yeni teoriler önerilirse ilerleme boğulur.

Ampirik araştırmaların hipotezi yanlışlamaya çalışması gerektiğini öne süren Popper, doğallıkla bir bilim adamının önce dünyanın nasıl olduğuna ilişkin bir tahmin ya da hipotez ileri sürmesi, sonra da bu hipotezi sınamaya çalışması gerekti ğini öne sürer. Bir hipotezi sınamak için, yanlışlığı o hipotezi çürütecek gözlem önermeleri türetmek amacıyla tümdengelimsel bir mantığa başvurmak gerekir. Başka bir deyişle, gerçek ve bilimsel bir sınama, hipotezi yanlışlayacak karşı ya da negatif örnekler bulmaya çalışmaktan başka bir şey değildir. Bazı hipotezler diğerlerinden daha yanlışlanabilirdir; onlar daha çok şeyi yasakladıkları için, daha fazla çürütülebilme şansına sahip olurlar. Bir hipotezin daha fazla yanlışlanabilir olduğu ölçüde, dünya hakkında daha çok şey söylediğini, dolayısıyla daha büyük bir ampirik içeriğe sahip olduğunu söyleyen Popper, basitliği de bu terimlerle tanımlar. Bilimde basitlik, yanlışlanabilirlik ve ampirik içerikle bir ve aynı şeydir.

Dünya hakkında daha fazla şey söyleyen, ampirik içeriği güçlü olan bir hipotez öne sürüldükten sonra yapılması gereken şey, bıkıp usanmadan hipotezi yanlışlayacak aykırı örnekler bulmaya çalışmaktır. Bu süreç içinde hipotez yanlışlanırsa, onun atılıp yerine eski hipotezin hatalarından arınmış yeni bir hipotez öne sürülmesi gerekir. Fakat hipotez bütün yanlışlama teşebbüslerine direnirse yani bir bilim adamı ileri sürmüş olduğu hipotezi büyük bir çabayla yanlışlamaya çalışır da yanlışlayamazsa, o hipotez güçlenir. Her ne kadar bir hipotezin yanlışlanamaması o hipotezin doğrulandığını göstermese de Popper böyle bir hipotezin güçlendiğini söyler.

İşte bu çerçeve içinde, en iyi, en güçlü bilimsel teorilerin dahi yarın yanlışlanması nın her zaman mümkün olduğunu söyleyen Popper’a göre, bilim yanlışların ayıklanması yoluyla ilerler. Bilgi dağarcığımızda bulunan bilgilerin yarın yapılacak gözlem veya testlerle yanlışlanmayacağını garanti eden hiçbir kural yoktur. Yegâne kural, eldeki “doğru” bilginin gelecekte yanlışlanmadan kurtulmasını garanti eden bir kuralın olmamasıdır. O, bu yüzden “bilim, kesin veya tam olarak ispatlanmı ş önermeler sistemi değildir” der.


Doğrulanabilirlik İlkesinin Reddedilemesi

Doğrulanabilirlik İlkesinin Reddedilemesi

4 Mayıs 2017 Perşembe

Gerçekten de Popper’ın bilim anlayışına vücut veren ilk ve en önemli şey, bilime bir sınır çekme, onu genel olarak sözde bilimden ve özel olarak da metafizikten ayırma problemine kazandırdığı yeni dönüşüm veya getirdiği alternatif çözüm oldu.

Bilimin Birliği, Keşif ve Pekiştirme Bağlamı

Bilimin Birliği, Keşif ve Pekiştirme Bağlamı

8 Kasım 2016 Salı

Mantıkçı pozitivistlerin geliştirmiş olduğu doğrulanabilirlik ilkesinin öngördüğü anlamlı doğrular ya da disiplinler listesinde, mevcut haliyle din, metafizik ve normatif etiğe olduğu kadar sosyal bilimlere de yer yoktur.

Yanlışlamacı Bilim Görüşü

Yanlışlamacı Bilim Görüşü

22 Mart 2017 Çarşamba

Gerçekten de tümevarım problemini çok ciddiye alan Karl Popper (1902-1994) bu durum karşısında bilimin, yalnızca doğanın düzenliliğine duyduğumuz inançla var olabileceğini, gel gelelim bu inancı kanıtlamanın mümkün olmadığı gibi, kapı dışarı edilen metafiziği bir şekilde çağırma gibi bir sonuca yol açtığını çok açık olarak görmüştü.

Arama

Zaman Çizelgesi

Seçtiklerimiz

Siyaset Felsefesi
Liberalizm Nedir? Özellikleri Nelerdir? Temsilcileri Kimlerdir?

Toplumsal ve politik analiz ile değerlemenin amaçları açısından gerçekten önemli olanın birey ya da kişi olduğunu savunan liberalizm açısından, bir kültürün, dil, cemaat ya da ulusun kaderi ve istikbaliyle ilgilenmek kadar doğal ve gerekli bir şey olamaz. Bununla birlikte, bu ilgi ikincil olup esas değerli olan birey ve bireyin hazları ve acıları, tercihleri ve özlemleri, gelişimi ve bekasıdır.

4 Mayıs 2017 Perşembe

Metafizik
Varoluş Felsefesi veya Varoluşculuk

Bu varlık görüşünde insan tanımı, varlıktan değil, bizzat insandan çıkılarak yapılır ve çok daha önemlisi, varlık “kendi kendisini tanımlayan insan”a göre tanımlanan bir şey olarak görülür. Başka bir deyişle, bu yeni felsefede varlık, varlığı ele alan, varlık sorusunu sorabilen yegâne varlık olarak insandan hareketle ortaya konur.

4 Mayıs 2017 Perşembe

Voltaire
Voltaire ve Deist Tanrı Anlayışı

Voltaire, Tanrının varoluşunu ele almadan önce, klasik Tanrı anlayışlarıyla dinin kendisine ve kurumsal boyutuna şiddetli bir savaş açar. Gerçekten de Voltaire, esas olarak her tür karanlıkçılığa olan nefreti ve Hıristiyanlığa, özellikle de Katolik Kilisesinin temsil ettiği Hıristiyanlığa yönelik amansız düşmanlığıyla seçkinleşir.

3 Mart 2017 Cuma

Felsefe Akımları
Marksizm - Sosyalizm - Komünizm Nedir?

Marksizm ve ona dayanarak ortaya çıkan sosyalizm ve komünizm ideolojileri, temellerini Karl Marx’ın (1818-1883) ve yakın dostu Friedrich Engels’in (1820-1895) felsefî görüşlerinden alır.

23 Kasım 2015 Pazartesi