Image

Kültür Kavramının Tarihsel Gelişimi

Kültür gibi, toplumsal dünyada böylesine önemli ama bir o kadar da karmaşık ve belirsiz olan terimlerin tarihsel gelişimine bakmak bizler için çok öğreticidir. Yine Williams’ın (1982) eşliğinde “kültür” teriminin tarihsel gelişimine baktığımızda oldukça ilginç bir durumla karşılaşırız. Çünkü on sekizinci yüzyıla kadar kültür teriminin çoğunlukla tarımla ilgili olduğunu, toprağı ıslah etme ve ürün yetiştirme/ekme gibi anlamlara geldiğini görürüz. Diğer bir deyişle, bu döneme kadar kültürün, topluma dair kullanımı yaygın değildir. Kavram, çoğunlukla tarımsal etkinliklere yönelik olarak ve yetiştirme, işleme, terbiye etme (ya da dinsel tapınma) anlamında kullanılmıştır. İşte bugün “kültür mantarı” derken, farkında olmadan kültürün üç yüz yıl öncesine uzanan ilk anlamıyla kullanmış oluyoruz.

On yedinci yüzyıl sonunda toplumsal yaşamdaki değişimlerle birlikte kültür teriminin anlam ve içeriği değişmeye başlamıştır. Kültürün, on sekizinci yüzyılda, toplumsal değer ve davranış biçimlerini ifade eden toplumsal alana dair bir anlama bürünmesinde ise şüphesiz Aydınlanma düşüncesinin önemli bir rolü vardır. Aydınlanma düşünürlerinin, tıpkı bitkiler ve toprak gibi insanların ve toplumların da biçimlendirilip yönlendirilebileceğini ve yönlendirilmesi gerektiği fikrine sahip olmalarından dolayı kültür terimi “insan zihninin etkin olarak geliştirilmesi” anlamını kazanmıştır. Farklı bir ifadeyle, tarımsal etkinliklere ilişkin olarak ve “yetiştirme”, “ıslah etme” anlamında kullanılmakta olan kültür terimi bu dönemle birlikte insan zihninin geliştirilmesi, gelişme süreci, bu sürecin araçları ve zihnin gelişkin durumu gibi anlam katmanlarını içerecek bir anlam evrenine bürünmüştür. İşte on sekizinci yüzyıl itibarıyla kültürün büründüğü bu anlam evreni, aşağıda göreceğimiz gibi, günümüze kadar kültürün merkezi anlam katmanlarından birini kültürün klasik, estetik tanımını ya da yüksek kültür olarak kültürü oluşturmuştur. Yine bu dönemde antropolojinin gelişmesiyle belirli bir halkın “bütün yaşam biçimi” anlamında yaygın olarak kullanılmaya başlanmıştır. Farklı bir ifadeyle, kavramın antropolojik ve geniş sosyolojik kullanımı, bir halkın ya da belirli bir toplumsal grubun “bütün bir yaşam biçimi”ni ifade etmektedir.


Klasik Sosyoloji

Klasik Sosyoloji

Thursday, March 29, 2018

Ünitenin bu bölümünde klasik dönem sosyolojinin, etkileri günümüze kadar gelen, en önemli üç büyük düşünürü olan Karl Marx, Emile Durkheim ve Max Weber’in yaklaşımları kısaca ele alınacaktır.

Sosyolojide Bilim ve Yöntem

Sosyolojide Bilim ve Yöntem

Friday, November 18, 2016

İnsanlar, insanlık tarihinin başlangıcından beri evreni anlayabilmeye, doğayı kontrol altına alabilmeye ve bu amaca yönelik olarak bilgi toplamaya çalışmışlardır. Bilim (science) kavramı, Latince bilmek anlamına gelen scire kelimesinden türemiştir ve bilinen şey veya bilgi anlamına gelir.

Doğa Bilimleri ve Sosyal Bilimler

Doğa Bilimleri ve Sosyal Bilimler

Wednesday, May 17, 2017

Bilim deyince insanların aklına hemen laboratuvarlarda mikroskoplar ya da deney tüpleriyle çalışan beyaz önlüklü bilim insanları gelir. Bunun nedeni bilimin genellikle biyoloji, fizik, kimya gibi doğa bilimlerini çağrıştırmasıdır.

Arama

Zaman Çizelgesi

Seçtiklerimiz

Siyaset Felsefesi
Liberalizm Nedir? Özellikleri Nelerdir? Temsilcileri Kimlerdir?

Toplumsal ve politik analiz ile değerlemenin amaçları açısından gerçekten önemli olanın birey ya da kişi olduğunu savunan liberalizm açısından, bir kültürün, dil, cemaat ya da ulusun kaderi ve istikbaliyle ilgilenmek kadar doğal ve gerekli bir şey olamaz. Bununla birlikte, bu ilgi ikincil olup esas değerli olan birey ve bireyin hazları ve acıları, tercihleri ve özlemleri, gelişimi ve bekasıdır.

Thursday, May 4, 2017

Metafizik
Varoluş Felsefesi veya Varoluşculuk

Bu varlık görüşünde insan tanımı, varlıktan değil, bizzat insandan çıkılarak yapılır ve çok daha önemlisi, varlık “kendi kendisini tanımlayan insan”a göre tanımlanan bir şey olarak görülür. Başka bir deyişle, bu yeni felsefede varlık, varlığı ele alan, varlık sorusunu sorabilen yegâne varlık olarak insandan hareketle ortaya konur.

Thursday, May 4, 2017

Voltaire
Voltaire ve Deist Tanrı Anlayışı

Voltaire, Tanrının varoluşunu ele almadan önce, klasik Tanrı anlayışlarıyla dinin kendisine ve kurumsal boyutuna şiddetli bir savaş açar. Gerçekten de Voltaire, esas olarak her tür karanlıkçılığa olan nefreti ve Hıristiyanlığa, özellikle de Katolik Kilisesinin temsil ettiği Hıristiyanlığa yönelik amansız düşmanlığıyla seçkinleşir.

Friday, March 3, 2017

Felsefe Akımları
Marksizm - Sosyalizm - Komünizm Nedir?

Marksizm ve ona dayanarak ortaya çıkan sosyalizm ve komünizm ideolojileri, temellerini Karl Marx’ın (1818-1883) ve yakın dostu Friedrich Engels’in (1820-1895) felsefî görüşlerinden alır.

Monday, November 23, 2015