Image

Natüralist Eğitim Felsefesi

Realizmin modern versiyonu natüralizmdir. Natüralizm, bilimin en büyük güç haline geldiği modern uygarlığın felsefesini ifade eder. On altıncı yüzyıldan başlayıp önce İngiliz Aydınlanmasının Francis Bacon, Hobbes, Locke ve Hume gibi filozoflarıyla Fransız Aydınlanmasının Voltaire ve Rousseau benzeri düşünürleri tarafından ortaya konan natüralizm, doğanın gerçekliğin tamamı ya da tümü olduğu kabulüne dayanır. Doğanın var olan her şeyi ihtiva ettiğini, bütün varlıkları açıklamak açısından yeterli olduğunu savunan natüralizm, bunun insan varlığı için de geçerli olduğunu, insanın doğaüstü bir boyutu olmayıp tüm boyutlarıyla doğal bir varlık olduğunu ileri sürer.

Natüralist anlayıştan çıkan eğitim felsefesi, eğitimi anlama, eğitimin amaçlarını belirleme noktasında doğaya, doğanın ayrılmaz bir parçası olan insan doğasına bakılması gerektiğini belirtir. Duyular aracılığıyla anladığımız, ampirik yoldan kavradığımız doğadaki tüm süreçlerle doğal gelişmelerin yavaş yavaş ve aşamalı bir biçimde gerçekleştiğini ileri süren natüralizm, bu yüzden eğitimin hiçbir şekilde aceleye getirilmeyip belli bir plan dâhilinde ve doğa yasalarına uygun olarak hayata geçirilmesi gerektiğini savunur. Natüralist eğitim felsefesi, işte bundan dolayı eğitim kuramı olarak ilerlemeciliği veya progresivizmi ve belli bir gelişme teorisini temele alır. Gerçekten de natüralist eğitim felsefecileri eğitim alanında salt lafziliğe, söze ve ezbere dayalı bir eğitime, doğaüstücülüğe ve beyin yıkamaya şiddetle karşı çıkan reformcular olarak görülürler.

Eğitim alanında radikal bir dönüşümü ifade eden bir eğitim anlayışı olarak natüralist eğitim felsefesi, öğretmen ya da konu merkezli bir eğitimden ziyade, öğrenci merkezli bir eğitim anlayışına karşılık gelir. Bu ise natüralist eğitim felsefesinde en temel ve önemli amacın, modern dünyayı, gelenekten veya geçmişten bağımsız olarak bütün yönleriyle kurup şekillendirecek olan bireyin yetiştirilmesi veya kendisini gerçekleştirmesinin sağlanması olduğu anlamına gelir. Bu süreçte ne geleneğin ne de toplumun bir önemi vardır. Geleneğin insan doğası anlayışına şiddetle karşı çıkan, insanın doğuşta boş bir levha veya iyi olduğunu söyleyen natüralist anlayış, toplumu da ya Hobbes ve Locke örneğinde olduğu gibi, sadece bireylerin bir toplamı ya da Rousseau’da olduğu üzere, insanın doğal iyiliğinin yitirilmiş olduğu bozuk ve çürük bir yapı olarak görür.

Natüralizm, eğitim yöntemleri söz konusu olduğunda, öncelikle öğrenciye uygulanacak katı bir disiplin anlayışına şiddetle karşı çıkar. Eğitimin formel bir eğitimden ziyade, çocuğun doğal biyolojik süreçlerine uygun olarak hayata geçirilmesi gereken bir süreç olduğunu dile getiren natüralizm, onun okullara ve kitaplara bağlı olmadığını ileri sürer. O, eğitimin çocuğun doğal hayatının temel yasalarına bağlı olması gereken birtakım genel yetiştirme ve gelişim ilkelerinin doğal ortamlarda uygulanmasıyla ilgili bir şeyden ibaret olduğunu belirtir. Natüralist eğitim felsefesi standart ve değişmez bir eğitim programı veya müfredata sahip değildir. Bununla birlikte, onun önce Bacon ve Hobbes’ta sonra da Comte’ta karşımıza çıkan birinci versiyonunun bilim ağırlıklı, buna mukabil Rousseau’da ortaya çıkan ikinci versiyonunun ahlak, felsefe ve edebiyat ağırlıklı olduğu söylenebilir. Öte yandan her ikisi de öğrencinin ifade imkânlarını geliştirecek konu ve araçların öğretilmesine ek olarak sağlık ve beden eğitimine de özel bir önem atfeder.

Natüralizm, öğrenme bağlamında, çocuğun kendi etkinliği yoluyla öğrenmesine önem verdiği için, öğretim yöntemleri bakımından da geçmişten radikal bir kopuşu ifade eder. Öğrencilerin duyuları yoluyla, yaparak ve keşfederek öğrenmesinin her şeyden değerli olduğuna inanan natüralizm, öğrenciyi pasif hale getirecek bir yöntemin hiçbir şekilde bir öğretim yöntemi olamayacağını ileri sürer. O, çocuğun ihtiyaçları doğrultusunda ve pratik deneyimleri yoluyla öğrenmesinin gerçek bir eğitim durumu yaratacağı kanaatindedir. Bu yüzden, eğitimin biraz da uygun bir öğrenme atmosferi yaratmakla ilgili bir şey olduğunu savunur. Öğretmenin görevinin bilgi aktarmaktan ziyade, çocuğun özgürlük içinde öğrenme fırsatları yakalayacağı uygun bir çevre yaratmak olduğunu savunan natüralist eğitim felsefesi, öğretmenin esas itibarıyla gözlemci ve öğrenmeyi kolaylaştırıcı olması gerektiğini savunur. Söz konusu anlayışta, doğal çevrenin eğitici rolünü çok iyi bildiği için doğayla tamamen uyumlu olan öğretmen, öğrencisine bir şeyler öğretmek veya öğrencisini öğrenmeye zorlamak yerine, onu harekete geçiren, öğrenmeye teşvik eden biridir. Çevreyi veya çevresel koşulları düzenlerken öğrencisinin kişiliğini ve karakterini dolaylı olarak şekillendiren natüralist öğretmen, aslında öğrenim ve eğitimin görünmez rehberi olmak durumundadır. O, geleneksel öğretmen gibi, öğrencisine hazır bilgi aktarmaz, daha ziyade öğrenmeye ve çocuğun doğasına uygun olarak gelişmesine rehberlik eder. Çocuğun yaparak, keşfederek öğrenmesini temin eden natüralist öğretmen, natüralist eğitim anlayışının her koşul altında en belirleyici kişisi olmak durumundadır.


Eğitimin Amaçları Nelerdir?

Eğitimin Amaçları Nelerdir?

23 Ocak 2018 Salı

Analitik eğitim felsefesinin analizini yoğunlaştırdığı konulardan bir diğeri de “eğitimin amaçları”dır.

Eğitim Nedir? Eğitim Teriminin Anlamı

Eğitim Nedir? Eğitim Teriminin Anlamı

8 Mayıs 2017 Pazartesi

Buna göre analitik eğitim felsefesi açısından eğitimin iki temel yönü olmak durumundadır. Bunlardan birincisi beşeri durumla ve toplumun mevcut yapısı ya da arzulanan doğrultusuyla ilgili kuşatıcı bir açıklama ya da yoruma ayrılmazcasına bağlı bulunan bir değerler manzumesi veya kümesinden, söz konusu değerlerin kazandırılmasından meydana gelir.

İdealist Eğitim Felsefesi

İdealist Eğitim Felsefesi

14 Ekim 2015 Çarşamba

Klasik eğitim felsefesinde gündeme gelen yaklaşımların hem önem hem de zaman açısından en önde geleni Sokrates, Platon, Kant benzeri filozoflar tarafından temsil edilen idealist yaklaşımdır. Eğitime idealist yaklaşım, bir takım ahlaki amaçlara veya moral ilkelere dayanır ve ideal bir varlık alanına bağlı olarak aşkınlık zemini üzerinde veya transendental bir tarzda temellenir.

Arama

Zaman Çizelgesi

Seçtiklerimiz

Siyaset Felsefesi
Liberalizm Nedir? Özellikleri Nelerdir? Temsilcileri Kimlerdir?

Toplumsal ve politik analiz ile değerlemenin amaçları açısından gerçekten önemli olanın birey ya da kişi olduğunu savunan liberalizm açısından, bir kültürün, dil, cemaat ya da ulusun kaderi ve istikbaliyle ilgilenmek kadar doğal ve gerekli bir şey olamaz. Bununla birlikte, bu ilgi ikincil olup esas değerli olan birey ve bireyin hazları ve acıları, tercihleri ve özlemleri, gelişimi ve bekasıdır.

4 Mayıs 2017 Perşembe

Metafizik
Varoluş Felsefesi veya Varoluşculuk

Bu varlık görüşünde insan tanımı, varlıktan değil, bizzat insandan çıkılarak yapılır ve çok daha önemlisi, varlık “kendi kendisini tanımlayan insan”a göre tanımlanan bir şey olarak görülür. Başka bir deyişle, bu yeni felsefede varlık, varlığı ele alan, varlık sorusunu sorabilen yegâne varlık olarak insandan hareketle ortaya konur.

4 Mayıs 2017 Perşembe

Voltaire
Voltaire ve Deist Tanrı Anlayışı

Voltaire, Tanrının varoluşunu ele almadan önce, klasik Tanrı anlayışlarıyla dinin kendisine ve kurumsal boyutuna şiddetli bir savaş açar. Gerçekten de Voltaire, esas olarak her tür karanlıkçılığa olan nefreti ve Hıristiyanlığa, özellikle de Katolik Kilisesinin temsil ettiği Hıristiyanlığa yönelik amansız düşmanlığıyla seçkinleşir.

3 Mart 2017 Cuma

Felsefe Akımları
Marksizm - Sosyalizm - Komünizm Nedir?

Marksizm ve ona dayanarak ortaya çıkan sosyalizm ve komünizm ideolojileri, temellerini Karl Marx’ın (1818-1883) ve yakın dostu Friedrich Engels’in (1820-1895) felsefî görüşlerinden alır.

23 Kasım 2015 Pazartesi