Image

Negatif Anlam Kuramları

Son olarak “anlam” denen şeyin varlığını tamamen reddeden görüşleri kısaca ele alalım. Böyle bir görüş “anlam” denen şeye ontolojik bir varlık atfetmez. Bundan dolayı bu görüşlere Negatif Anlam Kuramları diyeceğiz. Bu tür bir kuramın ilk izlerini daha önce de bahsetmiş olduğumuz gibi özellikle Orta Çağ felsefesinde ünlenmiş olan Adcılık adlı öğretinin bir versiyonunda bulabiliriz. Bu görüşe göre tüm kırmızı nesneler arasında ortak olan tek şey hepsine “kırmızı” adını vermemizdir. Buradan yola çıkarak “kırmızı” sözcüğünün dile getirdiği bir “anlam” bulunmadığı sonucuna varabiliriz. Bu tür bir Adcılık tüm kırmızı nesnelerin örneği olduğu bir Kırmızı Tümelinin varlığını kabul etmediği gibi bir “kırmızı kavramı” olduğunu da reddeder. Burada kullanılan “kavram” sözcüğünü “anlam” sözcüğü ile değiştirirsek, bu tür bir Adcılık anlamın varlığını reddetmiş olur. Ancak Adcılık farklı şekilde yorumlandığında ya da bu kuramın farklı biçimlerini ele aldığımızda aynı sonuca varamayabiliriz. “Anlam”ın varlığını kabul etmeyen farklı bir yaklaşımı da ünlü yirminci yüzyıl filozofu Ludwig Wittgenstein’ın “ikinci dönemi”nde bulabiliriz. Felsefi Sorgulamalar adlı ünlü ders notlarında (Philosophical Investigations) kullandığı bir örnek hakkındaki söylediklerine bakalım. “Oyun” dediğimiz tüm şeyler arasında değişmez bir ortak yan bulamayız Wittgenstein’a göre. Olsa olsa tüm oyun dediğimiz şeyler arasında bir “aile benzerliği” bulunur, ama değişmez bir ortaklık yoktur. Buradan “oyun” sözcüğünün anlamının da bir varlığa sahip olmadığı sonucuna varabiliriz. Yirminci yüzyılda bir tür Negatif Anlam Kuramını açıkça savunmuş olan en önemli filozof Quine olmuştur. Çağdaş deneycilik akımının da önemli bir temsilcisi olan Quine fiziksel dünya içinde yer almayan soyut bir varlık olarak “anlam” denen bir şeyin olamayacağını savunur. Bundan dolayı ad durumunda “anlam” bir varlığa gönderme yapmaz; örneğin “‘masa’ sözcüğünün anlamı” dediğimizde bir şeyden söz etmiş olmayız. Ancak “masa” sözcüğü Türkçede anlamlı bir sözcüktür diyebiliriz. Yani ad durumunda dediğimiz şeyin bir karşılığı olmasa da sözcüklere “anlamlı” sıfatını yükleyebiliriz. Ancak bir sözcüğün “anlamlı” olduğunu söylemek, Quine’a göre, o sözcüğün bir “anlamı vardır” şeklinde yorumlanmamalıdır.


Pragmatik Dil Felsefesi

Pragmatik Dil Felsefesi

18 Kasım 2016 Cuma

Tümcelerin yapısını araştıran sentaks ile tümcelerin anlamlarını araştıran semantik dışında, dil felsefesinin diğer bir önemli alanı olan pragmatik, tümcelerin kullanımıyla ilgili felsefi sorulara yoğunlaşır.

Gönderimsiz Terimler

Gönderimsiz Terimler

30 Ağustos 2018 Perşembe

Anımsayacaksınız Frege’nin kuramına göre örneğin “İnce Memed çok cesur biri” dediğimizde anlamlı bir tümce kurmuş oluruz.

Belirli ve Belirsiz Betimlemeler

Belirli ve Belirsiz Betimlemeler

13 Ağustos 2018 Pazartesi

Betimleme kavramı Russell’ın felsefesinde o denli önemli bir yer tutuyor ki, Russell’ın dil kuramı günümüzde Betimlemeler Kuramı (Theory of Descriptions) olarak anılıyor.

Arama

Zaman Çizelgesi

Seçtiklerimiz

Siyaset Felsefesi
Liberalizm Nedir? Özellikleri Nelerdir? Temsilcileri Kimlerdir?

Toplumsal ve politik analiz ile değerlemenin amaçları açısından gerçekten önemli olanın birey ya da kişi olduğunu savunan liberalizm açısından, bir kültürün, dil, cemaat ya da ulusun kaderi ve istikbaliyle ilgilenmek kadar doğal ve gerekli bir şey olamaz. Bununla birlikte, bu ilgi ikincil olup esas değerli olan birey ve bireyin hazları ve acıları, tercihleri ve özlemleri, gelişimi ve bekasıdır.

4 Mayıs 2017 Perşembe

Metafizik
Varoluş Felsefesi veya Varoluşculuk

Bu varlık görüşünde insan tanımı, varlıktan değil, bizzat insandan çıkılarak yapılır ve çok daha önemlisi, varlık “kendi kendisini tanımlayan insan”a göre tanımlanan bir şey olarak görülür. Başka bir deyişle, bu yeni felsefede varlık, varlığı ele alan, varlık sorusunu sorabilen yegâne varlık olarak insandan hareketle ortaya konur.

4 Mayıs 2017 Perşembe

Voltaire
Voltaire ve Deist Tanrı Anlayışı

Voltaire, Tanrının varoluşunu ele almadan önce, klasik Tanrı anlayışlarıyla dinin kendisine ve kurumsal boyutuna şiddetli bir savaş açar. Gerçekten de Voltaire, esas olarak her tür karanlıkçılığa olan nefreti ve Hıristiyanlığa, özellikle de Katolik Kilisesinin temsil ettiği Hıristiyanlığa yönelik amansız düşmanlığıyla seçkinleşir.

3 Mart 2017 Cuma

Felsefe Akımları
Marksizm - Sosyalizm - Komünizm Nedir?

Marksizm ve ona dayanarak ortaya çıkan sosyalizm ve komünizm ideolojileri, temellerini Karl Marx’ın (1818-1883) ve yakın dostu Friedrich Engels’in (1820-1895) felsefî görüşlerinden alır.

23 Kasım 2015 Pazartesi