Image

Realist Eğitim Felsefesi

Realizm, ideal ya da aşkın bir dünyanın varlığını öne süren idealizmin tersine, zihinden bağımsız bir dış dünyanın varlığını kabul eden felsefe görüşüdür. Söz konusu felsefe görüşünün eğitim alanındaki en önemli temsilcisi Aristoteles olmuştur. Onun varlık, bilgi ve değer anlayışının doğrudan bir sonucu olan eğitim felsefesi, iyi ve insana yaraşır bir hayat sürmeyi, yani insanın kendisini bilgi ve değere uygun olarak belirleme ve gerçekleştirme kapasitesi ya da potansiyelini hayata geçirmesini eğitimin en yüksek amacı yapar.

Böyle bir bakış açısından yaklaşıldığında, eğitimin amacı veya okullaşmanın işlevi hayatın bilgi yoluyla dönüştürülmesinde bulunur. Gerçekten de realizmin eğitim açısından amacı, insanlara sahip oldukları gizli  güçlerini hayata geçirmek, yetkinlik potansiyellerini en yüksek düzeyde gerçekleştirmek suretiyle mutluluğa erişmeleri noktasında yardımcı olmaktır. Buna göre, eğitimin amacı, insanı insan yapan şey olan aklı ya da rasyonaliteyi alabildiğince geliştirmektir. Realist anlayışın eğitim kuramı, özcülük olarak geçer. Özcülük, eğitime düşen şeyin insanı akademik bilgi ve karakter gelişiminin özsel unsurlarıyla donatmak, okulun en temel misyonunun da insanlık kültürünün temel unsurlarını aktarıp korumak olduğunu savunur. O, insanın standart bir özünün var olduğunu ve öğrencilere olgun bir hayat sürebilmeleri açısından ihtiyaç duydukları temel bilgileri kazandıracak bir takım değişmez olgu ve değerlerin bulunduğunu savunur. Pek çok noktada, özellikle de müfredatın konu ve öğretmen merkezli olması gerektiğini öne sürmek açısından daimicilikle birleşen özcülük okulun en önemli misyonunun gençlere belirli entelektüel disiplinleri öğretmek, birtakım genel becerileri kazandırmak ve böylelikle de kültürel mirasın sürekliliğini temin etmek olduğunu ileri sürer.

Realist eğitim felsefesinde okul, beşeri rasyonaliteyi geliştirme misyonunu üstlenmiş özel bir kurum olarak görülür. Söz konusu anlayışta okul, konusunu veya alanını iyi bilen uzman öğretmenlerle donatılmış, öncelikli amacı öğrencilere sağlam ve sistematik bilgiyi aktarmak ve araştırma kültürü temin etmek olan eğitim kurumu olarak anlaşılır. Okulun en temel hedefinin entelektüel olması gerektiğini savunan realist eğitim anlayışı, onun sosyalleştirme veya meslek kazandırma benzeri toplumsal amaçları da olabileceğini kabul eder. Realist anlayış, bununla birlikte okulun en temel misyonu ya da işlevinin entelektüel bir misyon olduğu inancıyla, söz konusu sosyal hizmet göreviyle belirlenen toplumsal hedeflerin okulun temel misyonuna zarar verebilmesine şiddetle karşı çıkar.
Realist eğitim programında, doğallıkla sadece olgu bilgisi değil, formel yapılara ilişkin bilgi de verilir. Onun eğitim programında öncelikle ve temelde çeşitli bilimleri tanıtan, onların konu alanını belirleyip ilk ilkelerini, temel kavramlarını ve formel yapısını gözler önüne seren bir mantık, bilim teorisi veya felsefesi yer alır.

Realist müfredatta diğer bilimler, doğa bilimleri, sosyal bilimler ve insan bilimleri olarak sıralanır. Realist eğitim anlayışı söz konusu bilim türlerinin, konularının farklılığından ötürü, farklı yöntemleri olması gerektiğini savunur. Bunlardan doğa bilimlerine daha ağırlıklı bir şekilde yer verilirken hepsinin de neden sonuç ilişkilerini ortaya koyan zorunlu doğrular üzerinden öğretilmesi amaçlanır.
Bu durum Aristoteles’te en iyi şekilde görülebilir. Gerçekten de o, temel eğitimin genel çerçevesi içinde Yunan yurttaşlarını çocukluklarından başlayarak ahlaki açıdan eğitmeyi amaçlar; sonra da kendi eğitim kurumu veya araştırma merkezin de gerçekleştirilen teorik eğitimde, eğitim müfredatında en önemli yeri mantık,matematik, metafizik, etik, politika, estetik, edebiyat, retorik, fizik ve biyolojiye verir. Realist eğitim anlayışı nihayet öğretmen merkezli bir eğitim anlayışını ifade eder. Konusunda uzmanlaşmış kişi olarak öğretmen, realist anlayışta, bir bilim adamı veya araştırmacıdan ziyade, bir öğretici ya da eğiticidir. Dolayısıyla öğretmen, eğiteceği veya kendisine belli uzmanlık bilgilerini aktaracağı öğrenciyi iyi tanımak, onun nasıl şekillendirileceğini olabilecek en iyi şekilde bilmek durumundadır. O, sadece bir teorisyen değil, çok daha önemlisi iyi bir pratisyendir.
 


Eğitim Felsefesine Giriş

Eğitim Felsefesine Giriş

Tuesday, September 15, 2015

Felsefenin günümüz dünyasında önemini hissettiren dallarından biri de eğitim felsefesidir. Eğitim felsefesi, çok genel bir şekilde eğitimi felsefi bir tutum ya da yöntemlerle konu alan felsefe türü olarak tanımlanabilir.

Egzistansiyalist Eğitim Felsefesi

Egzistansiyalist Eğitim Felsefesi

Friday, April 7, 2017

Söz konusu yaklaşım çok paradoksal olarak hümanizm çağında yitip giden bireyin savunuculuğunu yapar. Kökleri on sekizinci yüzyıla kadar geri gitse de esas itibarıyla egzistansiyalist filozoflar tarafından geliştirilen söz konusu yaklaşım, nesnel hakikat çağında unutulan öznel hakikate dönüşün önemine vurgu yaparken bireyden hareket eder.

Eğitimi Belirleyen Temel Ölçütler

Eğitimi Belirleyen Temel Ölçütler

Tuesday, February 20, 2018

Eğitimin işlevleri, eğitim teriminin farklı kullanım biçimleri ve eğitimin amaçları özellikle birinci amaçlara hizmet eden, aydınlanma anlamında eğitimin belirleyici unsurlarına veya temel ölçütlerine götürür.

Arama

Zaman Çizelgesi

Seçtiklerimiz

Siyaset Felsefesi
Liberalizm Nedir? Özellikleri Nelerdir? Temsilcileri Kimlerdir?

Toplumsal ve politik analiz ile değerlemenin amaçları açısından gerçekten önemli olanın birey ya da kişi olduğunu savunan liberalizm açısından, bir kültürün, dil, cemaat ya da ulusun kaderi ve istikbaliyle ilgilenmek kadar doğal ve gerekli bir şey olamaz. Bununla birlikte, bu ilgi ikincil olup esas değerli olan birey ve bireyin hazları ve acıları, tercihleri ve özlemleri, gelişimi ve bekasıdır.

Thursday, May 4, 2017

Metafizik
Varoluş Felsefesi veya Varoluşculuk

Bu varlık görüşünde insan tanımı, varlıktan değil, bizzat insandan çıkılarak yapılır ve çok daha önemlisi, varlık “kendi kendisini tanımlayan insan”a göre tanımlanan bir şey olarak görülür. Başka bir deyişle, bu yeni felsefede varlık, varlığı ele alan, varlık sorusunu sorabilen yegâne varlık olarak insandan hareketle ortaya konur.

Thursday, May 4, 2017

Voltaire
Voltaire ve Deist Tanrı Anlayışı

Voltaire, Tanrının varoluşunu ele almadan önce, klasik Tanrı anlayışlarıyla dinin kendisine ve kurumsal boyutuna şiddetli bir savaş açar. Gerçekten de Voltaire, esas olarak her tür karanlıkçılığa olan nefreti ve Hıristiyanlığa, özellikle de Katolik Kilisesinin temsil ettiği Hıristiyanlığa yönelik amansız düşmanlığıyla seçkinleşir.

Friday, March 3, 2017

Felsefe Akımları
Marksizm - Sosyalizm - Komünizm Nedir?

Marksizm ve ona dayanarak ortaya çıkan sosyalizm ve komünizm ideolojileri, temellerini Karl Marx’ın (1818-1883) ve yakın dostu Friedrich Engels’in (1820-1895) felsefî görüşlerinden alır.

Monday, November 23, 2015