Image

Toplumsal Değişme Nedir?

İnsanlar varlıklarını sürdürebilmek için içinde bulunduğu doğal ve toplumsal dünyayı kendi çıkarları doğrultusunda değiştirmeye çalışırlar. İnsanoğlu doğayı ve toplumu kendi isteği doğrultusunda değiştirdikçe kendisi de değişir. Sosyoloji disiplini ise toplumun nasıl değiştiğini, ne tür etkenlerin toplumsal değişmeye neden olduğunu ve toplumsal değişmenin boyutlarının neler olduğunu belirlemeye çalışır. Bu nedenle toplumsal değişme sosyoloji disiplininin en temel kavramlarından birisidir. Kısaca belirtmek gerekirse toplumsal değişme; toplumsal yapının, kurumların, toplumsal ilişkiler ağının, davranış kalıplarının, toplumsal norm ve değerlerin zaman içinde geçirdiği dönüşümler olarak açıklanabilir. Toplumsal değişmenin yönü ve boyutu ne olursa olsun tüm toplumlarda görülür. Hiçbir birey veya toplumsal grup değişimden kaçınamaz. Bu nedenle sosyal bilimciler “Her şey değişir, değişmeyen tek şey, değişimin kendisidir,” demektedirler. Toplumsal değişme nötr bir kavramdır. Zira değişme olumlu yönde olabileceği gibi olumsuz yönde de olabilir. Yine değişimler planlı olabileceği gibi plansız da gerçekleşebilirler.

Toplumsal değişme denilince akla ilk gelen kavramlar, gelişme ve ilerleme kavramlarıdır. Toplumsal değişme alanındaki ilk sosyolojik çalışmalar Aydınlanma, Endüstri Devrimi ve Fransız Devrimi sonucunda Batı Avrupa toplumlarında ortaya çıkan değişimleri açıklama üzerine odaklanmıştır. Aydınlanma düşüncesi temel olarak dünyanın batıl inançlarla veya doğaüstü güçlerle açıklanamayacağına dayanır. Aydınlanma düşüncesine göre dünyayı anlama ve açıklamanın tek yolu, akılcı düşünce ve bilimdir. Akıl ve bilimin kullanılması, ilerlemeyi getirecektir. Bu anlamda ilerleme kavramı, toplumlar için her zaman daha iyi ve daha güzel olan bir aşamaya doğru gidişi ifade etmiştir. Aydınlanma düşüncesi etkisiyle toplumsal değişme daha iyiye, ideal olan bir toplumsal düzene doğru ilerleme olarak ele alınmıştır. İlerleme fikrini içinde barındıran gelişme kavramı ise daha sonraki dönemlerde özellikle Üçüncü Dünya toplumlarının analizinde kullanılmış bir kavramdır. Gelişme bu tür toplumların kapitalist endüstrileşme ve modernleşme sürecine dâhil olup gelişmiş toplumların geldikleri aşamaya gelebileceklerini ifade etmektedir.


Modern Sosyolojinin Gelişimi

Modern Sosyolojinin Gelişimi

10 Nisan 2018 Salı

Modern sosyolojideki teoriler teknoloji, üretim ve örgüt biçimi açısından daha gelişmiş, karmaşık ve dinamik bir yapıya sahip olan yirminci yüzyıl toplumları ile ilgili olduklarından klasik sosyolojideki teorilere nazaran daha karmaşık toplum analizleri sunarlar.

Toplumsal Değişme İle İlgili Temel Yaklaşımlar

Toplumsal Değişme İle İlgili Temel Yaklaşımlar

14 Haziran 2018 Perşembe

Sosyolojinin temel çalışma alanlarından biri günümüz toplumlarını ve geçirdikleri değişimleri anlayabilmek, karşılaştırabilmek, benzerlik ve farklılıklarını ortaya koymaktır.

Siyasete İlişkin Temel Sosyolojik Yaklaşımlar

Siyasete İlişkin Temel Sosyolojik Yaklaşımlar

12 Temmuz 2018 Perşembe

Sosyolojinin siyasetle ilişkisi bağlamında devlet analizi merkezi bir role sahiptir.

Arama

Zaman Çizelgesi

Seçtiklerimiz

Siyaset Felsefesi
Liberalizm Nedir? Özellikleri Nelerdir? Temsilcileri Kimlerdir?

Toplumsal ve politik analiz ile değerlemenin amaçları açısından gerçekten önemli olanın birey ya da kişi olduğunu savunan liberalizm açısından, bir kültürün, dil, cemaat ya da ulusun kaderi ve istikbaliyle ilgilenmek kadar doğal ve gerekli bir şey olamaz. Bununla birlikte, bu ilgi ikincil olup esas değerli olan birey ve bireyin hazları ve acıları, tercihleri ve özlemleri, gelişimi ve bekasıdır.

4 Mayıs 2017 Perşembe

Metafizik
Varoluş Felsefesi veya Varoluşculuk

Bu varlık görüşünde insan tanımı, varlıktan değil, bizzat insandan çıkılarak yapılır ve çok daha önemlisi, varlık “kendi kendisini tanımlayan insan”a göre tanımlanan bir şey olarak görülür. Başka bir deyişle, bu yeni felsefede varlık, varlığı ele alan, varlık sorusunu sorabilen yegâne varlık olarak insandan hareketle ortaya konur.

4 Mayıs 2017 Perşembe

Voltaire
Voltaire ve Deist Tanrı Anlayışı

Voltaire, Tanrının varoluşunu ele almadan önce, klasik Tanrı anlayışlarıyla dinin kendisine ve kurumsal boyutuna şiddetli bir savaş açar. Gerçekten de Voltaire, esas olarak her tür karanlıkçılığa olan nefreti ve Hıristiyanlığa, özellikle de Katolik Kilisesinin temsil ettiği Hıristiyanlığa yönelik amansız düşmanlığıyla seçkinleşir.

3 Mart 2017 Cuma

Felsefe Akımları
Marksizm - Sosyalizm - Komünizm Nedir?

Marksizm ve ona dayanarak ortaya çıkan sosyalizm ve komünizm ideolojileri, temellerini Karl Marx’ın (1818-1883) ve yakın dostu Friedrich Engels’in (1820-1895) felsefî görüşlerinden alır.

23 Kasım 2015 Pazartesi